İŞE İADE DAVASININ AÇILMASININ ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN, HİLE İLE GERİYE DÖNÜK FESHİ BİLDİRİMİ İMZALATMAK İDDİASININ TANIKLA İSPAT EDİLEBİLECEĞİ

08.10.2018 876

T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO. 2016/11264

 KARAR NO. 2017/7812

 KARAR TARİHİ. 4.5.2017 >

ÖZET : Dava, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemine ilişkindir.Davacı işe iade davasının açılmasının önüne geçmek için hile ile geriye dönük fesih bildirimi imzalatıldığını belirtmiş bunun ispatı doğrultusunda tanık deliline dayanmış ve tanık listesi sunmuştur.

Davacı irade fesadına dayandığından irade fesadı tanıkla ispatlanabilir. Mahkemece davacı tanıkları dinlenerek tebliğ tarihinin hangi tarih olduğu, hile yoluyla geriye dönük fesih bildirimi imzalatılıp imzalatılmadığının açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belgeye karşı aksinin tanıkla ispatlanmayacağı şeklinde hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozma nedenidir.

 DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

 KARAR Davacı vekili; müvekkilinin iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini, fesih bildiriminden itibaren 30 günlük hak düşümü süresi olduğunu bilen davalı şirket müvekkil davacının bu hakkını kullanmasına engel olmak için hile ile geriye dönük olarak fesih bildirimi imzalattığını, müvekkilinin geriye dönük tarih atılarak yapılan fesih ihbarında davalı şirketin hilesini anlayabilecek hukuki bilgisi olmadığı için iş sözleşmesinin 15/12/2015 tarihinden itibaren feshedildiğini zannederek iradesi fesada uğratılmış ve işçilik hak edişlerine dair ibraname ile aynı tarihte 15 Aralık 2015 te fesih bildirimi imzalatılarak iş akdine son verildiğini, kötü niyetli ve irade fesadına uğratılarak imzalatılmış olan feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 Davalı vekili; davacının taleplerinin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin, Ülkemizin çeşitli bölge ve illerinde de "..." unvanı ile kahve-gıda (içecek, yiyecek vs) ve türevlerinin perakende satışının yapıldığı işyerlerinin işletmecisi olduğunu, davacının çalışmasının iş sözleşmesine istinaden gerçekleştirildiğini, davacının, davalı şirket tarafından bu iş sözleşmesine uygun şekilde çalıştırıldığını, davacının kıdem tazminatı ve sair hak edişleri ödenerek 15.12.2015 tarihinde sona erdirildiğini, süresi içinde dava açılmadığını, dava dilekçesindeki aksi yöndeki hileli işlemler yapıldığı iddiasının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, işbu işe iade istemli davanın 1 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını beyanla yasal dayanaktan yoksun işe iade istemli davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

 Mahkemece, davacının tebliğ tarihinin doğru olmadığını tanık beyanları ile ispatlama talebinde bulunmuş ise de yazılı ve imzası inkar edilmeyen belgenin aksinin tanık beyanları ile ispatlanmayacağı gerekçesiyle tanık dinlenmediği davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Taraf bu hak kapsamında açıklama ve ispat hakkını kullanır ve ispat için delillerini bildirir. Bildirilen delillerin de kural olarak toplaması gerekir. Davacı işe iade davasının açılmasının önüne geçmek için hile ile geriye dönük fesih bildirimi imzalatıldığını belirtmiş bunun ispatı doğrultusunda tanık deliline dayanmış ve tanık listesi sunmuştur. Davacı taraf yemin deliline dayandığını bu delilin kullanılmasına fırsat vermeden mahkemece karar verildiğini temyiz dilekçesinde ileri sürmüşse de, iddia edilen vakıa 6100 Sayılı HMK'nın 225 ve 226/1-c maddelerindeki düzenlemeler uyarınca yemin konusu olamayacağından bu yöndeki temyizi yerinde görülmemiştir.

Ancak davacı irade fesadına dayandığından irade fesadı tanıkla ispatlanabilir. Mahkemece davacı tanıkları dinlenerek tebliğ tarihinin hangi tarih olduğu, hile yoluyla geriye dönük fesih bildirimi imzalatılıp imzalatılmadığının açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belgeye karşı aksinin tanıkla ispatlanmayacağı şeklinde hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozma nedenidir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 04.05.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


 

İletişim

ES HUKUK BÜROSU
ÖDEME YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sosyal Medya

E-Bülten


BBC Röportajı