ESTETİK KAYGILARLA DOKTORCA YAPILAN BURUN OPERASYONU SONRASI KÖTÜ SONUCUN DOĞMASI, ESER SÖZLEŞMESİ VE AVRUPA BİYOTIP SÖZLEŞMESİ AÇISINDAN SÖZLEŞMEYE AYKIRILIK OLUŞTURUR. BUNA DAYANARAK MADDİ TAZMİNAT TALEP EDİLEBİLİR.

  •   09.10.2020

ESTETİK KAYGILARLA DOKTORCA YAPILAN BURUN OPERASYONU SONRASI KÖTÜ SONUCUN DOĞMASI, ESER SÖZLEŞMESİ VE AVRUPA BİYOTIP SÖZLEŞMESİ AÇISINDAN SÖZLEŞMEYE AYKIRILIK OLUŞTURUR. BUNA DAYANARAK MADDİ TAZMİNAT TALEP EDİLEBİLİR.

DEVAMINI OKU  

İCRA TAKİBİ, SADECE HAKSIZ OLDUĞUNDAN DOLAYI TEK BAŞINA MANEVİ TAZMİNATIN HÜKMEDİLMESİNİ SAĞLAMAZ.

  •   09.10.2020

İCRA TAKİBİ, SADECE HAKSIZ OLDUĞUNDAN DOLAYI TEK BAŞINA MANEVİ TAZMİNATIN HÜKMEDİLMESİNİ SAĞLAMAZ.

DEVAMINI OKU  

BANKADA HESABINA PARA YATIRMAK İÇİN BEKLEYEN KİŞİNİN PARASININ BANKA İÇERİSİNDE ÇALINMASINDAN BANKA SORUMLUDUR.

  •   21.09.2020

BANKADA HESABINA PARA YATIRMAK İÇİN BEKLEYEN KİŞİNİN PARASININ BANKA İÇERİSİNDE ÇALINMASINDAN BANKA SORUMLUDUR.

DEVAMINI OKU  

SANIĞIN KENDİSİNE YÖNELEN EYLEM NEDENİYLE BAŞKACA ŞEKİLDE İSPATLANMASI MÜMKÜN OLMAYAN BİR HAL İÇERİSİNDE, KAYBOLMA OLASILIĞI BULUNAN DELİLİN MUHAFAZASINI SAĞLAYIP, KENDİSİNE YÖNELEN EYLEMİ VİDEO KAYDINA ALMASINDA HUKUKA AYKIRILIK BULUNMAMAKTADIR

  •   21.09.2020

SANIĞIN KENDİSİNE YÖNELEN EYLEM NEDENİYLE BAŞKACA ŞEKİLDE İSPATLANMASI MÜMKÜN OLMAYAN BİR HAL İÇERİSİNDE, KAYBOLMA OLASILIĞI BULUNAN DELİLİN MUHAFAZASINI SAĞLAYIP, KENDİSİNE YÖNELEN EYLEMİ VİDEO KAYDINA ALMASINDA HUKUKA AYKIRILIK BULUNMAMAKTADIR

DEVAMINI OKU  

TEKRARI İMKANSIZ OLAN DÜĞÜNDE, KAMERA KAYITLARININ BOZUK OLMASI DURUMUNDA GÖRÜNTÜLERİN KAYBOLMASI ESER SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK OLUŞTURUR VE BUNA GÖRE VERİLECEK MANEVİ TAZMİNAT BUNDAN ETKİLENENLERİ MANEVİ OLARAK TATMİN ETMELİDİR.

  •   10.09.2020

TEKRARI İMKANSIZ OLAN DÜĞÜNDE, KAMERA KAYITLARININ BOZUK OLMASI DURUMUNDA GÖRÜNTÜLERİN KAYBOLMASI ESER SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK OLUŞTURUR VE BUNA GÖRE VERİLECEK MANEVİ TAZMİNAT BUNDAN ETKİLENENLERİ MANEVİ OLARAK TATMİN ETMELİDİR.

DEVAMINI OKU  

İŞVERENİN İŞE İADE DAVETİNDEN SONRA İŞÇİYE KÖTÜ DAVRANMASI, ONUR KIRICI MUAMELERDE BULUNMASI, İŞVERENİN SAMİMİ OLMADIĞINI GÖSTERİR.

  •   10.09.2020

İŞVERENİN İŞE İADE DAVETİNDEN SONRA İŞÇİYE KÖTÜ DAVRANMASI, ONUR KIRICI MUAMELERDE BULUNMASI, İŞVERENİN SAMİMİ OLMADIĞINI GÖSTERİR.

DEVAMINI OKU  

DAVALI KADININ EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE ALENİ BİR ŞEKİLDE SADAKATSİZ BİR YAŞAM SÜREN EŞİNE KARŞI SÖYLEMİŞ OLDUĞU ZÜRRİYETSİZ, DÜRZÜ, GAVAT ŞEKLİNDEKİ HAKARETLERİ TEPKİ NİTELİĞİNDE OLUP DAVALI KADININ AZ DA OLSA KUSURU SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.

  •   07.09.2020

DAVALI KADININ EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE ALENİ BİR ŞEKİLDE SADAKATSİZ BİR YAŞAM SÜREN EŞİNE KARŞI SÖYLEMİŞ OLDUĞU ZÜRRİYETSİZ, DÜRZÜ, GAVAT ŞEKLİNDEKİ HAKARETLERİ TEPKİ NİTELİĞİNDE OLUP DAVALI KADININ AZ DA OLSA KUSURU SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.

DEVAMINI OKU  

SEBEP GÖSTERMEDEN NİŞANIN BOZULMUŞ OLMASI TEK BAŞINA MANEVİ TAZMİNAT İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR.

  •   25.08.2020

SEBEP GÖSTERMEDEN NİŞANIN BOZULMUŞ OLMASI TEK BAŞINA MANEVİ TAZMİNAT İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR.

DEVAMINI OKU  

İŞ AKDİNİN BEDELLİ ASKERLİK NEDENİYLE FESHİ HALİNDE KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANILIR.

  •   25.08.2020

İŞ AKDİNİN BEDELLİ ASKERLİK NEDENİYLE FESHİ HALİNDE KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANILIR.

DEVAMINI OKU  

SANIĞIN, “SLM SENİ VE KALBİNİ NASIL KAZANABİLİRİM" ŞEKLİNDE MESAJ GÖNDERMESİ CİNSEL TACİZ SUÇUNU OLUŞTURUR.

  •   25.08.2020

SANIĞIN, “SLM SENİ VE KALBİNİ NASIL KAZANABİLİRİM" ŞEKLİNDE MESAJ GÖNDERMESİ CİNSEL TACİZ SUÇUNU OLUŞTURUR.

DEVAMINI OKU  

İŞVERENİN İŞE DAVET YAZISINI BİR AYLIK SÜRENİN SON GÜNÜ NOTERE VERMESİ HALİNDE SÜRENİN AŞILACAĞINI BİLEREK HAREKET ETMİŞ OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKİR.

  •   10.08.2020

İŞVERENİN İŞE DAVET YAZISINI BİR AYLIK SÜRENİN SON GÜNÜ NOTERE VERMESİ HALİNDE SÜRENİN AŞILACAĞINI BİLEREK HAREKET ETMİŞ OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKİR.

DEVAMINI OKU  

DAVACILARIN “OVERBOOKING” UYGULAMASI NEDENIYLE UÇAĞA ALINMAMAK SURETIYLE MANEVI ZARARININ OLUŞTUĞU GÖZ ÖNÜNE ALINMAK SURETIYLE DAVACILAR YARARINA UYGUN BIR MANEVI TAZMINATA HÜKMEDİLMESİ GEREKİR.

  •   06.08.2020

DAVACILARIN “OVERBOOKING” UYGULAMASI NEDENIYLE UÇAĞA ALINMAMAK SURETIYLE MANEVI ZARARININ OLUŞTUĞU GÖZ ÖNÜNE ALINMAK SURETIYLE DAVACILAR YARARINA UYGUN BIR MANEVI TAZMINATA HÜKMEDİLMESİ GEREKİR.

DEVAMINI OKU  

DAVALI-KARŞI DAVACI ERKEĞIN FIILI AYRILIK DÖNEMINDE ÜÇÜNCÜ BIR KIŞI ILE YAPTIĞI YAZIŞMALARIN DAVACI-KARŞI DAVALI KADIN TARAFINDAN NE ŞEKILDE ELDE EDILDIĞI BELLI OLMADIĞINDAN, HUKUKA AYKIRI OLAN BU DELILE ITIBAR EDILEREK DAVALI-KARŞI DAVACI ERKEĞE KUSUR YÜKLENMESI YERINDE DEĞİLDİR.

  •   06.08.2020

DAVALI-KARŞI DAVACI ERKEĞIN FIILI AYRILIK DÖNEMINDE ÜÇÜNCÜ BIR KIŞI ILE YAPTIĞI YAZIŞMALARIN DAVACI-KARŞI DAVALI KADIN TARAFINDAN NE ŞEKILDE ELDE EDILDIĞI BELLI OLMADIĞINDAN, HUKUKA AYKIRI OLAN BU DELILE ITIBAR EDILEREK DAVALI-KARŞI DAVACI ERKEĞE KUSUR YÜKLENMESI YERINDE DEĞİLDİR.

DEVAMINI OKU  

YAPTIĞI USULSÜZLÜK NEDENİYLE İŞ AKDİNİN FESHEDİLECEĞİNİ ANLAYAN İŞÇİNİN İŞVERENİN HAKLI FESHİNİN SONUÇLARINI ORTADAN KALDIRMAK MAKSADIYLA EVLİLİK NEDENİYLE İŞ AKDİNİ FESHETMESİ HUKUKEN KORUNAMAZ

  •   05.08.2020

YAPTIĞI USULSÜZLÜK NEDENİYLE İŞ AKDİNİN FESHEDİLECEĞİNİ ANLAYAN İŞÇİNİN İŞVERENİN HAKLI FESHİNİN SONUÇLARINI ORTADAN KALDIRMAK MAKSADIYLA EVLİLİK NEDENİYLE İŞ AKDİNİ FESHETMESİ HUKUKEN KORUNAMAZ

DEVAMINI OKU  

TAŞINMAZIN BORÇLUNUN BANKADAN KULLANDIĞI DİĞER KREDİLERİN DE TEMİNATI OLDUĞU YÖNÜNDEKİ KAYIT YANILTICI MAHİYETTE OLUP TÜKETİCİ AÇISINDAN YAZILMAMIŞ SAYILIR.

  •   05.08.2020

TAŞINMAZIN BORÇLUNUN BANKADAN KULLANDIĞI DİĞER KREDİLERİN DE TEMİNATI OLDUĞU YÖNÜNDEKİ KAYIT YANILTICI MAHİYETTE OLUP TÜKETİCİ AÇISINDAN YAZILMAMIŞ SAYILIR.

DEVAMINI OKU  

VAKIF SENEDİ HUKUK KURALI GÜCÜNDE OLDUĞUNDAN AYASOFYA’NIN VAKIF SENEDİNDE SÜREKLİ OLARAK TAHSİS EDİLDİĞİ CAMİ VASFI DIŞINDA KULLANIMI VE BAŞKA BİR AMACA ÖZGÜLENMESİ HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİLDİR.

  •   05.08.2020

VAKIF SENEDİ, HUKUK KURALI GÜCÜNDE OLDUĞUNDAN AYASOFYA’NIN VAKIF SENEDİNDE SÜREKLİ OLARAK TAHSİS EDİLDİĞİ CAMİ VASFI DIŞINDA KULLANIMI VE BAŞKA BİR AMACA ÖZGÜLENMESİ HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİLDİR.

DEVAMINI OKU  

POSTA MUAFİYETİ KAPSAMINDA İTHAL EDİLEN EŞYAYI İTHALAT AMACI DIŞINDA TİCARİ KASITLA VE SÜREKLİLİK ARZ EDER ŞEKİLDE İNTERNET ÜZERİNDEN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE SATMAK KAÇAKÇILIK SUÇUNU OLUŞTURUR

  •   22.07.2020

POSTA MUAFİYETİ KAPSAMINDA İTHAL EDİLEN EŞYAYI İTHALAT AMACI DIŞINDA TİCARİ KASITLA VE SÜREKLİLİK ARZ EDER ŞEKİLDE İNTERNET ÜZERİNDEN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE SATMAK KAÇAKÇILIK SUÇUNU OLUŞTURUR

DEVAMINI OKU  

MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT, İTİBAR TAZMİNATI İSTEMLERİNİN HER BİRİ AYRI BİR DAVA KONUSU OLDUĞUNDAN BU İSTEMLERE İLİŞKİN VERİLEN KARARLARIN HER BİRİ AYRI VEKALET ÜCRETİNİ GEREKTİRİR

  •   22.07.2020

MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT, İTİBAR TAZMİNATI İSTEMLERİNİN HER BİRİ AYRI BİR DAVA KONUSU OLDUĞUNDAN BU İSTEMLERE İLİŞKİN VERİLEN KARARLARIN HER BİRİ AYRI VEKALET ÜCRETİNİ GEREKTİRİR

DEVAMINI OKU  

DAVACI KADINCA ERKEĞİN BİLGİSİ OLMAKSIZIN KAYDA ALINMASI HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNDAN, BU SES KAYDININ BULUNDUĞUNA İLİŞKİN TANIK BEYANLARINA DA İTİBAR EDİLEMEZ.

  •   20.06.2020

DAVACI KADINCA ERKEĞİN BİLGİSİ OLMAKSIZIN KAYDA ALINMASI HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNDAN, BU SES KAYDININ BULUNDUĞUNA İLİŞKİN TANIK BEYANLARINA DA İTİBAR EDİLEMEZ.

DEVAMINI OKU  

KENDİ HESABINDA BAŞKA BİR HESAPTAN YAZILAN "PİSLİK, NAMERT, EDEPSİZ, YALANCI, SİLAH KAÇAKÇISI, ÇİRKEF, İMANSIZ, RÜŞVETÇİ, SALYASINI AKITAN, ŞEREFSİZ" İFADELERİNİ PAYLAŞMAK SUÇTUR.

  •   20.06.2020

KENDİ HESABINDA BAŞKA BİR HESAPTAN YAZILAN "PİSLİK, NAMERT, EDEPSİZ, YALANCI, SİLAH KAÇAKÇISI, ÇİRKEF, İMANSIZ, RÜŞVETÇİ, SALYASINI AKITAN, ŞEREFSİZ" İFADELERİNİ PAYLAŞMAK SUÇTUR.

DEVAMINI OKU  

HAVAYOLU ŞİRKETİ ADINA SÖZLEŞME KURULMASINA ARACILIK EDEN ACENTA UÇUŞ İPTALİ SEBEBİYLE OLUŞAN AYIPLI HİZMETTEN SORUMLU TUTULAMAZ

  •   07.06.2020

HAVAYOLU ŞİRKETİ ADINA SÖZLEŞME KURULMASINA ARACILIK EDEN ACENTA UÇUŞ İPTALİ SEBEBİYLE OLUŞAN AYIPLI HİZMETTEN SORUMLU TUTULAMAZ

DEVAMINI OKU  

ÖĞRETİM ÜCRETİNİ YILLIK OLARAK BELİRLEYEN ÖZEL EĞİTİM KURUMLARINDA ÖĞRETİM YILI BAŞLAMADAN OKULDAN AYRILANLARA YILLIK ÜCRETİN YÜZDE ONU DIŞINDAKİ KISIM İADE EDİLİR.

  •   07.06.2020

ÖĞRETİM ÜCRETİNİ YILLIK OLARAK BELİRLEYEN ÖZEL EĞİTİM KURUMLARINDA ÖĞRETİM YILI BAŞLAMADAN OKULDAN AYRILANLARA YILLIK ÜCRETİN YÜZDE ONU DIŞINDAKİ KISIM İADE EDİLİR.

DEVAMINI OKU  

DOĞUM YAPAN KADIN İŞÇİ TEK BAŞINA ALACAĞI KARAR İLE İŞVERENE BİLDİRİMDE BULUNARAK ÜCRETSİZ DOĞUM İZNİNE AYRILABİLİR.

  •   30.05.2020

DOĞUM YAPAN KADIN İŞÇİ TEK BAŞINA ALACAĞI KARAR İLE İŞVERENE BİLDİRİMDE BULUNARAK ÜCRETSİZ DOĞUM İZNİNE AYRILABİLİR

DEVAMINI OKU  

VİRÜSÜN (H1N1), VEFAT EDEN ÇALIŞANA İŞVEREN TARAFINDAN YÜRÜTÜLMEKTE OLAN İŞ NEDENİYLE UKRAYNA’YA YAPILAN SEFER SIRASINDA BULAŞTIĞI ANLAŞILDIĞINDAN, VİRÜSE BAĞLI OLARAK DAHA SONRA MEYDANA GELEN ÖLÜMÜN İŞ KAZASI OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKLİDİR.

  •   20.05.2020

VİRÜSÜN (H1N1), VEFAT EDEN ÇALIŞANA İŞVEREN TARAFINDAN YÜRÜTÜLMEKTE OLAN İŞ NEDENİYLE UKRAYNA’YA YAPILAN SEFER SIRASINDA BULAŞTIĞI ANLAŞILDIĞINDAN, VİRÜSE BAĞLI OLARAK DAHA SONRA MEYDANA GELEN ÖLÜMÜN İŞ KAZASI OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKLİDİR.

DEVAMINI OKU  

TARAFLARIN YAŞLARI, FİİLİ EVLİLİK SÜRESİNİN AZ OLDUĞU GÖZETİLDİĞİNDE YOKSULLUK NAFAKASININ SÜRESİZ OLARAK HÜKÜM ALTINA ALINMASI DOĞRU DEĞİLDİR.

  •   20.05.2020

TARAFLARIN YAŞLARI, FİİLİ EVLİLİK SÜRESİNİN AZ OLDUĞU GÖZETİLDİĞİNDE YOKSULLUK NAFAKASININ SÜRESİZ OLARAK HÜKÜM ALTINA ALINMASI DOĞRU DEĞİLDİR.

DEVAMINI OKU  

MAĞDURUN HAYATİ BÖLGESİNE BİLEREK VE İSTEYEREK VURDUĞUNA İLİŞKİN KESİN BİR BELİRLEMENİN YAPILAMAYIŞI, MAĞDURDA TEK BIÇAK DARBESİNİN BULUNMASI VE ANILAN DİĞER SEBEPLER, SANIĞIN EYLEMİNİN KASTEN YARALAMAYA YÖNELİK OLDUĞU GÖSTEREBİLİR.

  •   19.05.2020

MAĞDURUN HAYATİ BÖLGESİNE BİLEREK VE İSTEYEREK VURDUĞUNA İLİŞKİN KESİN BİR BELİRLEMENİN YAPILAMAYIŞI, MAĞDURDA TEK BIÇAK DARBESİNİN BULUNMASI VE ANILAN DİĞER SEBEPLER, SANIĞIN EYLEMİNİN KASTEN YARALAMAYA YÖNELİK OLDUĞU GÖSTEREBİLİR.

DEVAMINI OKU  

DAİRENİN PROJEDE GÖSTERİLEN NET ALANDAN DAHA AZ ALANA SAHİP OLMASI AÇIK AYIP OLUP, TÜKETİCİ TESLİM ALDIĞINDA BU HUSUSTA KOLAYCA BİLGİ SAHİBİ OLABİLECEKTİR, GİZLİ AYIP SAYILAMAZ.

  •   27.03.2020

DAİRENİN PROJEDE GÖSTERİLEN NET ALANDAN DAHA AZ ALANA SAHİP OLMASI AÇIK AYIP OLUP, TÜKETİCİ TESLİM ALDIĞINDA BU HUSUSTA KOLAYCA BİLGİ SAHİBİ OLABİLECEKTİR, GİZLİ AYIP SAYILAMAZ.

DEVAMINI OKU  

AVUKATIN E-TEBLİGAT SİSTEMİNE KAYITLI OLMASI DURUMUNDA POSTA İLE YAPILAN TEBLİGAT YOK HÜKMÜNDEDİR.

  •   27.03.2020

AVUKATIN E-TEBLİGAT SİSTEMİNE KAYITLI OLMASI DURUMUNDA POSTA İLE YAPILAN TEBLİGAT YOK HÜKMÜNDEDİR.

DEVAMINI OKU  

LİMİTED ŞİRKET ORTAĞI OLAN EŞİN ÖLMESİ HALİNDE GENEL KURUL ÜÇ AY İÇİNDE AÇIKÇA VE YAZILI OLARAK REDDETMEKDİKÇE GERİDE KALAN EŞ BAŞKA BİR İŞLEME GEREK KALMAKSIZIN ORTAKLIK SIFATINI KAZANARAK PAYA AİT HAK VE BORÇLARDAN SORUMLU OLUR.

  •   25.03.2020

LİMİTED ŞİRKET ORTAĞI OLAN EŞİN ÖLMESİ HALİNDE GENEL KURUL ÜÇ AY İÇİNDE AÇIKÇA VE YAZILI OLARAK REDDETMEKDİKÇE GERİDE KALAN EŞ BAŞKA BİR İŞLEME GEREK KALMAKSIZIN ORTAKLIK SIFATINI KAZANARAK PAYA AİT HAK VE BORÇLARDAN SORUMLU OLUR.

DEVAMINI OKU  

MAHKEMECE HER NE KADAR ARACIN PIYASA DEĞERINDEN DÜŞÜK SATIN ALINMASI VE SATIN ALMA TARIHINDE YETKILI SERVIS SORGULAMASININ DAVACI TARAFINDAN YAPILDIĞI, DAVACININ AYIBI BILDIĞINE KANAAT GETIRILMIŞ ISE DE; ARACIN PIYASA DEĞERINDEN DÜŞÜK SATIN ALINMASI DAVACININ AYIBI BILDIĞINE KARINE TEŞKIL ETMEZ.

  •   16.03.2020

MAHKEMECE HER NE KADAR ARACIN PIYASA DEĞERINDEN DÜŞÜK SATIN ALINMASI VE SATIN ALMA TARIHINDE YETKILI SERVIS SORGULAMASININ DAVACI TARAFINDAN YAPILDIĞI, DAVACININ AYIBI BILDIĞINE KANAAT GETIRILMIŞ ISE DE; ARACIN PIYASA DEĞERINDEN DÜŞÜK SATIN ALINMASI DAVACININ AYIBI BILDIĞINE KARINE TEŞKIL ETMEZ.

DEVAMINI OKU  

DAVALININ DAVACI İLE İKİNCİ KEZ EVLENMESİ VE ANLAŞMALI OLARAK BOŞANMASI HÜKMEDİLEN ALACAKLARLA İLGİLİ DAVACIYI İBRA ETTiĞİNİ GÖSTERMEZ.

  •   16.03.2020

DAVALININ DAVACI İLE İKİNCİ KEZ EVLENMESİ VE ANLAŞMALI OLARAK BOŞANMASI HÜKMEDİLEN ALACAKLARLA İLGİLİ DAVACIYI İBRA ETTiĞİNİ GÖSTERMEZ.

DEVAMINI OKU  

ŞOFÖR OLARAK ÇALIŞAN DAVACININ İŞYERİNE AİT ARACI ALKOLLÜ OLARAK KULLANMASI HALİNDE ÇALIŞAN KAZADA KUSURSUZ OLSA DAHİ BU DURUM İŞVERENE HAKLI FESİH İMKANI VERİR.

  •   17.02.2020

ŞOFÖR OLARAK ÇALIŞAN DAVACININ İŞYERİNE AİT ARACI ALKOLLÜ OLARAK KULLANMASI HALİNDE ÇALIŞAN KAZADA KUSURSUZ OLSA DAHİ BU DURUM İŞVERENE HAKLI FESİH İMKANI VERİR.

DEVAMINI OKU  

BOŞANMA KARARININ TARAFLARCA 2 YIL SONRA TEBLİĞİNİN İSTENMESİ YARGITAY TARAFINDAN HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI OLARAK DEĞERLENDİRİLMİŞ OLUP TARAFLARIN BOŞANMA İRADESİ SAMİMİ BULUNMAMIŞTIR.

  •   17.02.2020

BOŞANMA KARARININ TARAFLARCA 2 YIL SONRA TEBLİĞİNİN İSTENMESİ YARGITAY TARAFINDAN HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI OLARAK DEĞERLENDİRİLMİŞ OLUP TARAFLARIN BOŞANMA İRADESİ SAMİMİ BULUNMAMIŞTIR.

DEVAMINI OKU  

EPİLASYON TEDAVİSİ SIRASINDA DOKTOR GERÇEKLEŞTİRDİĞİ UYGULAMA HATASI SONUCU MEYDANA GELEN MADDİ VE MANEVİ ZARARDAN SORUMLUDUR.

  •   30.01.2020

EPİLASYON TEDAVİSİ SIRASINDA DOKTOR GERÇEKLEŞTİRDİĞİ UYGULAMA HATASI SONUCU MEYDANA GELEN MADDİ VE MANEVİ ZARARDAN SORUMLUDUR.

DEVAMINI OKU  

PTT PASAPORTLARIN GEÇ TESLİMİNDEN DOLAYI OLUŞAN ZARARI GİDERMEKLE YÜKÜMLÜDÜR

  •   31.12.2019

PTT PASAPORTLARIN GEÇ TESLİMİNDEN DOLAYI OLUŞAN ZARARI GİDERMEKLE YÜKÜMLÜDÜR

DEVAMINI OKU  

İŞ ARKADAŞLARI HAKKINDA DEDİKODU YAPMA İŞYERİNDE BAŞKA BİR İŞÇİYE SATAŞMA NİTELİĞİNDE OLUP İŞ AKDİ HAKLI NEDENLE FESHEDİLEBİLİR

  •   31.12.2019

İŞ ARKADAŞLARI HAKKINDA DEDİKODU YAPMA İŞYERİNDE BAŞKA BİR İŞÇİYE SATAŞMA NİTELİĞİNDE OLUP İŞ AKDİ HAKLI NEDENLE FESHEDİLEBİLİR

DEVAMINI OKU  

SOSYAL MEDYA HESABINDAN HAKARET VE KÜFÜR İÇERİKLİ MESAJLARIN GÖNDERİLMESİNDEN HAT SAHİBİ SORUMLUDUR

  •   31.12.2019

SOSYAL MEDYA HESABINDAN HAKARET VE KÜFÜR İÇERİKLİ MESAJLARIN GÖNDERİLMESİNDEN HAT SAHİBİ SORUMLUDUR

DEVAMINI OKU  

DAVACI ARACI SATIN ALIRKEN MEVCUT AYIBI BILMEDIĞINE GÖRE, ARACI DAVALI AKIDINDEN ALIRKEN AYIPLI OLDUĞUNU BILMEYEREK DAHA YÜKSEK MEBLAĞ ÖDEDIĞINDEN ARADAKI FARKI AKIDINDEN ISTENEBILECEĞI KABUL EDILMELIDIR.

  •   27.12.2019

DAVACI ARACI SATIN ALIRKEN MEVCUT AYIBI BILMEDIĞINE GÖRE, ARACI DAVALI AKIDINDEN ALIRKEN AYIPLI OLDUĞUNU BILMEYEREK DAHA YÜKSEK MEBLAĞ ÖDEDIĞINDEN ARADAKI FARKI AKIDINDEN ISTENEBILECEĞI KABUL EDILMELIDIR.

DEVAMINI OKU  

KADININ ALKOL KULLANIP SOSYAL MEDYADA BUNA İLİŞKİN PAYLAŞIM YAPMASI ERKEĞİN KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI NİTELİĞİNDE SAYILIR

  •   27.12.2019

KADININ ALKOL KULLANIP SOSYAL MEDYADA BUNA İLİŞKİN PAYLAŞIM YAPMASI ERKEĞİN KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI NİTELİĞİNDE SAYILIR

DEVAMINI OKU  

BAŞLATILAN İCRA TAKİBİ KAPSAMINDA BORÇLUNUN EMEKLİ MAAŞINDAN UZUNCA BİR SÜRE KESİNTİ YAPILDIKTAN SONRA BORÇLUNUN ŞİKAYETTE BULUNMASI DÜRÜSTLÜK KURALINA AYKIRIDIR.

  •   27.12.2019

BAŞLATILAN İCRA TAKİBİ KAPSAMINDA BORÇLUNUN EMEKLİ MAAŞINDAN UZUNCA BİR SÜRE KESİNTİ YAPILDIKTAN SONRA BORÇLUNUN ŞİKAYETTE BULUNMASI DÜRÜSTLÜK KURALINA AYKIRI BULUNDU.

DEVAMINI OKU  

TAŞINMAZIN USULÜNE UYGUN OLARAK HACZEDİLDİĞİNİN KABULÜ İÇİN İCRA MÜDÜRLÜĞÜNCE HACİZ KARARI VERİLMESİ YETERLİ OLUP, HACZİN GEÇERLİLİĞİ VE TAMAMLANMIŞ SAYILMASI İÇİN AYRICA TAPU SİCİLİNE ŞERH VERİLMESİ ZORUNLU DEĞİLDİR.

  •   23.10.2019

Tapuya işlenmesi, haczin kurucu unsuru olmayıp bildirici nitelik taşır. Ne var ki 3. kişilere karşı ileri sürülebilmesi için haczin tapu siciline işlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, taşınmazların haczi için icra müdürlüğünce 05.01.2010 tarihli haciz müzekkeresi yazıldığı, tapu sicil müdürlüğü tarafından 249 yevmiye ile 15.01.2010 tarihinde haciz şerhinin verildiği, alacaklı tarafından 13.01.2012 tarihinde satış talebinde bulunulduğu ve satış avansının 13.01.2012 tarihli makbuzla yatırıldığı görülmektedir. Bu durumda, 05.01.2010 olan haciz tarihinden itibaren 2 yıl olan satış isteme süresi geçmiş olduğundan taşınmazlar üzerindeki hacizler düşmüş bulunmaktadır.

DEVAMINI OKU  

DAVALI BABANIN SOSYAL VE EKONOMİK DURUMUNUN ELVERİŞLİ OLMADIĞI KANAATİNE VARILMASI HALİNDE DEDENİN NAFAKA ÖDEMESİNE HÜKMEDİLEBİLİR.

  •   23.10.2019

İştirak nafakası yükümlüsü olan davalı babadan nafakanın talep edilmesi, eğer davalı babanın sosyal ve ekonomik durumu elverişli değilse ancak bu durumda; mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak diğer davalı dededen nafaka talebinde bulunulabileceği kabul edilmelidir.

DEVAMINI OKU  

İİK'NUN 89. MADDESİNDE DÜZENLENEN "HACİZ İHBARNAMESİ" GÖNDERİLMESİ KANUNUN EMREDEN HÜKMÜ OLUP ALACAKLININ TALEBİ HALİNDE İCRA MÜDÜRLÜĞÜNCE BU TALEBİN YERİNE GETİRİLMESİ GEREKMEKTE OLUP İCRA MEMURUNUN BU HUSUSTA TAKTİR HAKKI YOKTUR.

  •   23.10.2019

KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLUYLA BAŞLATILAN TAKİPTE ALACAKLININ İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE BAŞVURARAK BORÇLUNUN ANNESİNE HACİZ İHBARNAMESİ GÖNDERİLMESİ TALEBİNDE BULUNDUĞU, SÖZ KONUSU İSTEMİN İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN KARARIYLA VE "BORÇLUNUN ANNESİ ALELADE BİR ÜÇÜNCÜ KİŞİ OLMADIĞINDAN GÖNDERİLECEK HACİZ İHBARNAMELERİNİN AİLE BİREYLERİNİ KÜÇÜK DÜŞÜRECEĞİ" GEREKÇESİYLE REDDİNE KARAR VERİLDİĞİ BU KARARIN ŞİKAYET EDİLMESİ ÜZERİNE MAHKEMECE BORÇLUNUN ANNESİNİN ALELADE BİR ÜÇÜNCÜ KİŞİ OLMADIĞI, AKRABALAR ARASINDA SARİH BİR HUKUKİ İŞLEMİN VARLIĞINI İSPAT KÜLFETİNİN İDDİA EDENE AİT OLDUĞU GEREKÇESİYLE ŞİKAYETİN REDDİNE KARAR VERİLDİĞİ GÖRÜLMÜŞTÜR. HACİZ İHBARNAMESİ GÖNDERİLMESİ KANUNUN EMREDEN HÜKMÜ OLUP ALACAKLININ TALEBİ HALİNDE İCRA MÜDÜRLÜĞÜNCE BU TALEBİN YERİNE GETİRİLMESİ GEREKMEKTE OLUP İCRA MEMURUNUN BU HUSUSTA TAKTİR HAKKI YOKTUR.

DEVAMINI OKU  

WHATSAPP KONUŞMALARI GİZLİLİK İÇEREN KİŞİSEL VERİ NİTELİĞİNDE OLDUĞUNDAN, SALT NASIL TEMİN EDİLDİĞİ ANLAŞILAMAYAN BU YAZIŞMALARA DAYANILARAK İŞ AKTİNİN FESHİ HAKSIZ OLUP, KIDEM TAZMİNATI VE İHBAR TAZMİNATI TALEPLERİNİN KABULÜ GEREKMEKTEDİR.

  •   23.10.2019

WHATSAPP SİSTEMİ, TELEFON VE İNTERNET ORTAMINDA İNTERNET VASITASI İLE İLETİŞİMİ GERÇEKLEŞTİREN BİR SİSTEMDİR. BURADA KİŞİ, KİŞİLER İLE İLETİŞİME GEÇTİĞİ GİBİ GRUPLAR KURARAK GRUP İÇİRESİNDE İLETİŞİM GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR. ANCAK BU SİSTEM KENDİ İÇİNDE KORUNAN VE 3. KİŞİLERE KAPALI BİR KONUMDADIR. DOLAYISI İLE İŞÇİLERİN İŞ AKIŞINI BOZMADIĞI VE ÇALIŞMALARIN ETKİLEMEDİĞİ SÜRECE BİR GRUP KURMALARI VE BURADA İLETİŞİM İÇİNDE OLMALARI YASAK DEĞİLDİR. İŞÇİLERİN BU KAPSAMDA BURADA İLETİŞİMLERİNİN KİŞİSEL VERİ OLARAK DA KORUNMASI ESASTIR. SOMUT UYUŞMAZLIKTA, WHATSAPP KONUŞMALARI GİZLİLİK İÇEREN KİŞİSEL VERİ NİTELİĞİNDE OLDUĞUNDAN, SALT NASIL TEMİN EDİLDİĞİ ANLAŞILAMAYAN BU YAZIŞMALARA DAYANILARAK İŞ AKTİNİN FESHİ HAKSIZ OLUP, KIDEM TAZMİNATI VE İHBAR TAZMİNATI TALEPLERİNİN KABULÜ YERİNE REDDİ HATALIDIR.

DEVAMINI OKU  

SORUŞTURMA DOSYASINDA ŞİKAYETÇİNİN ARAŞTIRILMASINI İSTEDİĞİ DELİLLER TOPLANMADAN DOSYANIN KAPATILAMAYACAĞI

  •   23.10.2019

Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben verdiği 23/01/2015 tarihli dilekçesinde de bu belgelerin istenilmesinin talep edilmesine karşın savcılık tarafından dosyaya getirtilmediği anlaşılmakla, ilgili muayene evraklarının getirtilerek dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kusur durumuna yönelik yeniden bir rapor aldırılarak sonucuna gore bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla merciince itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMK'nın 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu

DEVAMINI OKU  

SANIĞIN EŞİ OLAN MAĞDURA KAVGA ESNASINDA DEVAM EDEN SALDIRISININ KESİNTİSİZ EYLEM SAYILACAĞI VE HEPSİ İÇİN BİR KEZ CEZA TAYİN EDİLMESİ GEREKTİĞİ

  •   22.08.2019

Sanığın, eşi olan mağdura cezve ile vurarak ardından kolunu ısırmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralamada sanık hakkında tamamlanmış silahla basit kasten yaralama suçundan bir kez ceza tayin edilmesi gerekmektedir.

DEVAMINI OKU  

BELEDIYENIN HACZEDILMEZLIK ŞIKAYETININ KABUL EDILEBILMESI İÇIN MAHCUZLARIN KAMU HIZMETINDE FIILEN KULLANILMASININ ZORUNLU OLDUĞU

  •   01.08.2019

Borçlu belediyeye ait taşınır ya da taşınmaz bir malın haczedilmezliği için o malın fiilen kamu hizmetinde kullanılmasının gerektiği tartışmasız olup, bir malın fiilen kamu hizmetinde kullanıldığının kabulü için ise, o malın kamu hizmetinin yürütülebilmesi amacına uygun bulunması gerekir

DEVAMINI OKU  

MEDENİ KANUN HÜKÜMLERİNE GÖRE GEÇERLİ BİR EVLİLİĞİN BULUNMADIĞI DURUMDA, TMK 185. MADDESİNDEKİ SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ SÖZ KONUSU OLMADIĞINDAN KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDA HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ YAPILAMAYACAĞI

  •   05.07.2019

sanık ile aralarında resmi evlilik bağı olmayan maktulenin Türk Medeni Kanununun 185. maddesi uyarınca sanığa karşı sadakat yükümlülüğünün bulunmaması karşısında, maktulenin başka birisi ile ilişkisinin olması sanık lehine haksız tahrik oluşturmayacağı gibi, sanığa yönelik maktuleden kaynaklanan

DEVAMINI OKU  

EŞİN EVLİYKEN EVE KUMA GETİRMESİ DURUMUNDA DİĞER EŞE KARŞI EZİYET SUÇUNU İŞLEMİŞ OLACAĞI

  •   05.07.2019

Somut olayda; sanığın eşi olan müşteki ile birlikte yaşadığı eve kuma getirmesinden sonra müştekiye kötü davrandığı, bu nedenle, müştekinin psikolojisinin bozulduğu, intihara teşebbüs ettiği, SANIĞIN EVE KUMA GETİRMESİ, KÖTÜ DAVRANIŞ VE TUTUM SERGİLEMESİ EYLEMİNİN BİR BÜTÜN HALİNDE SEVGİ VE MERHAMET DUYGULARI İLE BAĞDAŞMAYAN, MÜŞTEKİYE RUHEN ZARAR VEREN, MAĞDURDA DUYGUSAL BOZUKLUĞA YOL AÇACAK BOYUTA ULAŞAN KÖTÜ MUAMELE NİTELİĞİNDE OLDUĞU

DEVAMINI OKU  

“DAVALININ BİLİNEN EN SON ADRESİ ARAŞTIRILMADAN TEBLİGAT KANUNUN MD. 21'E GÖRE DAVA DİLEKÇESİ TEBLİĞ EDİLMESİ DOĞRU GÖRÜLMEDİĞİ VE DAVALIYA USULÜNE UYGUN TEBLİGAT YAPILDIĞINDAN SÖZ EDİLEMEZ.”

  •   05.04.2019

"Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalıya dava dilekçesi MERNİS adresine Tebliğat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu 10. maddesinde tebligatın, tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılması gerektiği belirtilmiş,bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği belirtilerek tebligatın buraya yapılacağı düzenlenmiştir. O halde adı geçenin bilinen en son adresi araştırılmadan 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre dava dilekçesi tebliğ edilmesi doğru görülmemiştir. Bu sebeple adı geçen davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir."

DEVAMINI OKU  

AKŞAMLARI EVE GEÇ GELDİĞİ, BAZEN HİÇ GELMEDİĞİ, EVİN İHTİYAÇLARINI YETERİNCE KARŞILAMADIĞI, ÇOCUKLARLA İLGİLENMEDİĞİ VE EŞİNE KÜFÜR ETTİĞİ” VAKIALARINA KADIN TARAFINDAN DAYANILMADIĞI ANLAŞILDIĞINDAN BU VAKIALAR ERKEĞE KUSUR OLARAK YÜKLENEMEZ.

  •   05.04.2019

Mahkemece, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki tarafın açmış olduğu TMK’nın 166/1-2 maddesine dayalı boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenen “akşamları eve geç geldiği, bazen hiç gelmediği, evin ihtiyaçlarını yeterince karşılamadığı, çocuklarla ilgilenmediği ve eşine küfür ettiği” vakıalarına kadın tarafından dayanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle kadın tarafından dayanılmayan bu vakıalar erkeğe kusur olarak yüklenemez.

DEVAMINI OKU  

KISMİ ÖDEME DURUMUNDA İLK ÖNCE MASRAFLAR VE AVUKATLIK ÜCRETİNİN MAHSUP EDİLECEĞİ

  •   28.02.2019

İcra dosyasında toplam alacak için takibe başlandığı, İcra Müdürlüğü'nce yapılan dosya hesabında alacağın belirlendikten sonra toplam borcun çıkarıldığı, bu tarihten sonra icra dosyasına ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. İcra Mahkemesi'nce yapılacak iş; gerektiğinde bilirkişi aracılığıyla yapılan ödemenin kısmi ödeme olması nedeniyle bu ödemenin öncelikle dosyadaki faiz ve masraflara (avukatlık ücreti de dahil) mahsup edildikten sonra bakiye dosya alacağının belirlenmesinden ibarettir.

DEVAMINI OKU  

EMEKLİ MAAŞINDAN İCRA YOLUYLA YAPILAN KESİNTİLERE UZUN SÜRE SESSİZ KALINMASININ RIZA ANLAMINA GELECEĞİ

  •   28.02.2019

SONUÇ : Ancak dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle kesintilere davacının uzun süre sessiz kalmasının rıza gösterme anlamına geleceğinin anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 04/07/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

DEVAMINI OKU  

DAVALININ MERNİS ADRESİNDE YAŞAMADIĞI BİLİNDİĞİ VE TESPİT EDİLDİĞİ HALDE O ADRESE YAPILAN TEBLİGAT KANUNU 21/2'YE GÖRE YAPILAN TEBLİGAT DAVALININ SAVUNMA HAKKINI İHLAL ETTİĞİNDEN USULSÜZDÜR.

  •   20.02.2019

dava dilekçesinde"bir ay kadar önce evi terkettiği" açıkça ifade edilen ve zabıta araştırmasında o adreste yaşamadığı belirlenen davalıya -aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste- Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur. Bu husus gözetilmeden, davalıya usulünce tebligat yapılarak duruşmaya katılma ve savunma hakkını kullanma imkanı tanınmadan, yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması, hukuki dinlenilme hakkının (HMK. m. 27) ihlali sonucunu doğurduğundan; bozmayı gerektirmiştir.

DEVAMINI OKU  

35 KURUŞ EKSİK ÖDENEN KİRA BORCU İÇİN KİRACININ TAHLİYE EDİLMESİ

  •   21.12.2018

Davalı tarafından takipden önce 2.4.2014 tarihinde 1.300,65 TL ve 9.6.2014 tarihinde 1.300 TL ödendiği savunulmuştur. Ancak, dosyada bulunan ödeme belgeleri incelendiğinde, davalı tarafça 2.4.2014 tarihinde davacı hesabına 1.299,65 TL,9.6.2014 tarihinde 1.300 TL ödendiği görülmüştür. Davalı tarafça 2.4.2014 tarihinde 1.300,65 TL yatırıldığı bankanın 1,00 TL masraf kesmesi nedeniyle davacı hesabına 1.299,65 TL geçtiği,2014 Nisan kirasının 35 kuruşeksik ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece,0,35 TL eksik ödeme nedeniyle temerrüt gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı alacaklı tarafından 15.12.2014 tarihinde başlatılan takip üzerine davalıya ödeme emri gönderilmiş ve borcun ödenmesi için 30 günlük süre verilmiştir. Davalı borçlu borcu olmadığını belirterek borca itiraz etmiş, ancak verilen bu 30 günlük süreye rağmen davacı hesabına eksik ödenen 0,35 TL yi ödememiştir.30 gün içinde borcun tümü ödenmediğine göre temerrüt gerçekleşmiştir. Borcun miktarının az ya da çok olması temerrüt olgusunun gerçekleşmesini engellemez. Bu nedenle Mahkemece, 0,35 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına ve temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

DEVAMINI OKU  

YETERLİ İDRAK GÜCÜNE SAHİP OLAN ÇOCUKLARIN, ÖZELLİKLE VELAYET GİBİ KENDİLERİNİ İLGİLENDİREN KONULARDA MAHKEMEDE BİZZAT DİNLENİLMESİ GEREKTİĞİ

  •   20.12.2018

Yeterli idrak gücüne sahip olduğu kabul edilen çocuğa, kendisini doğrudan ilgilendiren velayet konusunda danışılarak, görüşünü gerekçeleriyle birlikte ifade etme olanağının sağlanması; ifade edeceği bu görüşün, çocuğun kendi çıkarına ters düşmediği takdirde, buna önem verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.

DEVAMINI OKU  

KİRACI MÜNHASIRAN KÖTÜ KULLANIM NEDENİYLE OLUŞAN HASAR VE ZARARDAN SORUMLU OLUP OLAĞAN KULLANMA İLE MEYDANA GELEN ESKİME VE BOZULMALARDAN SORUMLU DEĞİLDİR.

  •   20.12.2018

6098 sayılı T.B.K.’nun 316. (B.K.’nun 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. (B.K.’nun 266) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun olağan kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davalının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur.

DEVAMINI OKU  

İŞVERENLE HUSUMETİ BULUNAN TANIKLARIN BEYANLARINA İTİBAR EDİLEMEYECEĞİ

  •   20.12.2018

Somut olayda; fazla çalışma ve hafta tatili alacakları davacı tanık beyanlarına göre hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Davacı tanığı Ali Tekin tarafından Ankara 19. İş Mahkemesine açılan davada bu tanığın fazla mesai ve hafta tatili talepleri reddedilmiş, karar Ali Tekin vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 22.H.D.'nin 2012/18727 E.-2012/20672 K. sayılı kararı ile onanmıştır. Davacı tanık beyanlarından ve kayıtlardan davacı tanıklarının davalılara karşı davaları olup mahkemece fazla çalışma alacağı talebinin reddi gerekirken husumetli tanık beyanlarına itibarla kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

DEVAMINI OKU  

FAZLA YAKIT KULLANDIĞI, MAZOT HIRSIZLIĞI YAPIP YAPMADIĞI HUSUSLARI TAM OLARAK TESPİT EDİLEMEDİĞİNDEN DAVALI İŞ VERENCE YAPILAN FESİH, ŞÜPHE FESHİ OLARAK KALDIĞI

  •   08.10.2018

Dosya kapsamına göre aracın eski model olması, geçmiş döneme ait kayıtların bulunmaması gibi sebeplerle araç üzerinde inceleme yapılması mümkün olmamıştır. Olay üzerinden 4 yıl geçtikten sonra teknik olarak inceleme yapılmaya çalışılmıştır. Bilirkişice tahmini olarak emsal araçlar dikkate alınarak bir hesaplama yapılmıştır. Davacının ne kadar fazla yakıt kullandığı, mazot hırsızlığı yapıp yapmadığı hususları tam olarak tespit edilemediğinden davalı işverence yapılan fesih şüphe feshi olarak kalmıştır. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin kabulü yerine reddi hatalı olup bozma nedendir. 3-Ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücret alacakları yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına ve takograflara göre belirlenmiş olduğundan hakkaniyet indirimi yapılmayarak hüküm kurulması gerekirken aksi düşünce ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

DEVAMINI OKU  

TARAFLAR ARASINDA DÜZENLENEN BONOLARDAN BIR TANESININ ÖDENMEMESI HALINDE DIĞER BONOLARINDA MUACCEL OLACAĞINA YÖNELIK MUACCELİYET KAYDININ GEÇERLİLİĞİ

  •   08.10.2018

TARAFLAR ARASINDA DÜZENLENEN BONOLARDAN BIR TANESININ ÖDENMEMESI HALINDE DIĞER BONOLARINDA MUACCEL OLACAĞINA YÖNELIK MUACCELİYET KAYDININ GEÇERLİLİĞİ

DEVAMINI OKU  

İŞE İADE DAVASININ AÇILMASININ ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN, HİLE İLE GERİYE DÖNÜK FESHİ BİLDİRİMİ İMZALATMAK İDDİASININ TANIKLA İSPAT EDİLEBİLECEĞİ

  •   08.10.2018

ÖZET : Dava, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemine ilişkindir.Davacı işe iade davasının açılmasının önüne geçmek için hile ile geriye dönük fesih bildirimi imzalatıldığını belirtmiş bunun ispatı doğrultusunda tanık deliline dayanmış ve tanık listesi sunmuştur.

DEVAMINI OKU  

AYNI İŞ YERİNDE EŞİ İLE BİRLİKTE ÇALIŞAN İŞÇİYE VERİLEN "200 METRE YAKLAŞMAMA AİLE KORUMA KARARI" İŞÇİNİN DEVAMSIZLIĞI VE İŞ VERENCE DEVAMSIZLIK NEDENİYLE İŞÇİNİN İŞ AKDİNİN FESHİ

  •   08.10.2018

ÖZET: Aynı iş yerinde çalışan eşine yaklaşmamasına yönelik Aile Mahkemesince tedbir kararı verilen işçinin, işe devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshinin haklı olup olmadığı, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi gerekip gerekmediği… davacının bildirilen ve tutanak ile tespit olunan tarihlerde işyerinde olmaması davacı yönünden haklı ve zorlayıcı nitelikte bir sebebe dayanmakta olup, bu sebeple işverence yapılan feshin haklı sebebe dayanmadığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiği.

DEVAMINI OKU  

AYNI OLAYLARA İLİŞKİN OLARAK YARGITAY'IN FARKLI DAİRELERİNİN BİR BİRBİRLERİYLE ÇELİŞKİLİ KARARLAR VERMESİ ADİL YARGILANMA HAKKINI VE HUKUKİ GÜVENLİK İLKESİNİ İHLAL EDER.

  •   05.10.2018

Açıklanan nedenlerle, mevcut yapısal mekanizmanın işletilmesindeki eksiklikle birlikte ele alındığında, Yargıtay dairelerinin ilamlarında yeterli gerekçeyle desteklenmeyen farklılıkların bulunmasının, başvurucunun açtığı davanın görülmesi bakımından hukuki belirsizliğe neden olduğu ve başvurucu açısından öngörülemez bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda, başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

DEVAMINI OKU  

EVLİLİĞİN SONA ERMESİ SONUCUNDA ÇOCUĞUN VELAYET HAKKI ELİNDE BULUNAN ANNE; BU HAK KAPSAMINDA, ÇOCUĞA KENDİ SOYADININ VERİLMESİNİ TALEP EDEBİLİR.

  •   05.10.2018

Tüm bu açıklamalar ışığında; velayet hakkı tevdi edilen annenin çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi yönündeki talebinin velayet hakkı kapsamındaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğu, velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığı, aynı hukuksal konumda olan erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil edeceği, evlilik birliği içinde doğan çocuğun taşıdığı ailenin soyadını, evlilik birliğinin sona ermesi ile kendisine velayet hakkı tevdi edilen annenin kendi soyadı ile değiştirmesini engelleyici yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, somut olayda söz konusu değişikliğin çocuğun üstün yararına da aykırı bulunmadığı ve çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumunun değişmeyeceği (TMK m. 27) dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesinin benzer olaylarda verdiği hak ihlaline ilişkin kararları da gözetilerek, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

DEVAMINI OKU  

BASININ MADDİ GERÇEĞİ ARAŞTIRMAK GİBİ BİR YÜKÜMLÜLÜĞÜ OLMAMAKLA BİRLİKTE, HABERİN VERİLİŞİ SIRASINDA ÖZLE BİÇİM ARASINDAKİ DENGEYİ DE MUHAFAZA ETMESİ ESASTIR.

  •   05.10.2018

Hâl böyle olunca, yerel mahkemenin söz konusu gerçek dışı haberde davacının kuzeni olan bir kişi ile yakınlaştığı ve hatta öpüştüğü iddialarının fotoğrafları basılarak verilmesinin davacının kişilik haklarını zedeler mahiyette bulunduğu, manevi zarar ile eylem arasında illiyet bağının olduğu ve basın yolu ile kişilik haklarına saldırı hukuksal nedenine dayalı manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle verdiği direnme kararı yerindedir.

DEVAMINI OKU  

TÜZEL KİŞİLİK PERDESİNİN ARALANMASI TEORİSİ; TÜZEL KİŞİNİN BORCUNDAN ÜYELERİN, ÜYELERİN BORCUNDAN TÜZEL KİŞİNİN YA DA ANA ORTAKLIKLA YAVRU ORTAKLIKLARIN ÖZDEŞ KILINARAK SORUMLU TUTULMASINA OLANAK SAĞLAMAKTADIR.

  •   05.10.2018

Mahkemece, davacı tanığı Alican Oruç dinlenmiş, uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi 26.05.2012 havale tarihli raporunda, müflis davalı İs-Ka İstanbul Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile dava dışı İs-Kap İstanbul Kablo Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin ortaklarının aynı kişiler olduğu ve aynı işyerinde faaliyet gösterdikleri, esasen birinin ürettiğini diğer şirketin satış ve pazarlamasını yaptığı, davacının fiilen davalı müflis şirkette çalıştığı görüşü bildirilmiş, davacı tanığı da, davacının müflis şirkette çalıştığı yolunda beyanda bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece, müflis şirket yetkilisinin 05.04.2010 tarihinde, davacının iflas masasına alacak kayıt başvurusu esnasında, alacak talebine bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiş olduğu da göz önünde bulundurulup, somut olayda tüzel kişilik perdelenmesinin aralanması teorisinin uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilerek iflas tarihi itibariyle davacının alacağının kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

DEVAMINI OKU  

BONODA BULUNAN YETKİ SÖZLEŞMESİNİN TACİR OLMAYAN GERÇEK KİŞİ AVALİSTİ DE BAĞLAYACAĞI

  •   05.10.2018

Somut olayda, takip dayanağı bonoda, ihtilâf halinde Elazığ Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, lehtar ve keşidecinin tacir sıfatını haiz oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, HMK'nun 17. maddesi gereğince tacirler arasında düzenlenen yetki sözleşmesi geçerlidir.Dairemiz; HMK'nun 17. maddesi gereğince tacirler arasında düzenlenen yetki sözleşmesinin, itiraz eden ve tacir sıfatını haiz olmayan avalistleri bağlamayacağı görüşündeyken, sonradan değişen içtihatlarına göre, kambiyo senetlerinin özelliği de gözetildiğinde, anılan yetki sözleşmesinin tacir olan lehtar ve keşidecinin yanı sıra, tacir olmayan gerçek kişi avalisti de bağlayacağını kabul etmiştir.

DEVAMINI OKU  

BORÇLUNUN ÇALIŞTIĞI İŞ YERİNE YAZILAN MAAŞ HACİZ MÜZEKKERESİ İÇİN CEVAP VERİLMEMESİ HALİNDE TEKİT AMAÇLI YENİDEN MÜZEKKERE GÖNDERİLMES

  •   17.08.2018

Borçlunun çalıştığı işyerine yazılan maaş haciz müzekkeresi için cevap verilmemesi halinde tekit amaçlı yeniden müzekkere gönderilmesi hususunda kanunda bir düzenleme bulunmadığı, bir kez gönderilmiş olmasının kanuna göre yeterli olduğu hakkında.

DEVAMINI OKU  

HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRLARININ AŞILMASI SURETİYLE İHALENİN FESHİ DAVASI AÇILMASI SONUCUNDA DAVACININ MADDİ ZARARININ OLUŞMASINA DAVALININ KATLANMASI GEREKTİĞİ

  •   17.08.2018

İcra Müdürlüğü tarafından satışa çıkarılan taşınmazı ihaleye girerek usulüne göre alan davacının; davalı tarafından, hak arama özgürlüğünün sınırları aşılmak suretiyle ihalenin feshi davasını açması sonucunda, davacının taşınmazdan belli bir süre yararlanmayarak maddi zararın oluşmasına davalının katlanması gerekmektedir.

DEVAMINI OKU  

İŞÇİ ALACAĞI VE İŞÇİ ALACAĞINDAN KAYNAKLI TAZMİNAT HESAPLANMASI TEKNİK VE UZMANLIĞI GEREKTİREN KONULAR OLMADIĞI, HAKİMLİK, SIFATININ GEREKTİRDİĞİ GENEL VE HUKUKİ BİLGİ İLE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKEN KONULAR OLDUĞU

  •   17.08.2018

İŞÇİ ALACAĞI VE İŞÇİ ALACAĞINDAN KAYNAKLI TAZMİNAT HESAPLANMASI TEKNİK VE UZMANLIĞI GEREKTİREN KONULAR OLMADIĞI, HAKİMLİK, SIFATININ GEREKTİRDİĞİ GENEL VE HUKUKİ BİLGİ İLE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKEN KONULAR OLDUĞU, UYGULAMADA MAHKEMELERİN İŞ YOĞUNLUĞU GEREKÇESİYLE BU TİP UYUŞMAZLIĞA KONU OLAN ALACAKLARIN HESAPLANMASINDA DOSYANIN BİLİRKİŞİYE TEVDİ EDİLDİĞİ BELLİ OLMASINA RAĞMEN; İŞÇİ ALACAKLARININ HESAPLANMASI İÇİN DOSYANIN BİLİRKİŞİYE GÖNDERİLMESİ NEDENİYLE ÜCRET TALEP ETMESİ VE İLGİLİ TARAFIN ÜCRETİ YATIRMAMASINDAN DOLAYI HMK 324. DELİL İKAMESİ İÇİN AVANS HÜKMÜNDEN HAREKETLE DELİLDEN VAZGEÇTİ SONUCUNA DAYANARAK RED EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

DEVAMINI OKU  

İŞÇİNİN YENİ İŞ SÖZLEŞMESİNİ KABUL ETMEMESİNE RAĞMEN SÖZLEŞMENİN KENDİSİ HAKKINDA UYGULANIP UYGULANMAYACAĞINI BEKLEMEDEN İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHETME DURUMU

  •   17.08.2018

Dava; işçilik alacağı istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 09.04.2009 tarihinde inşaat kontrol birim şefi olarak çalışmaya başladığını, işverenin tek taraflı olarak çalışma koşulları ve ücrete dair hükümlerinde aleyhe esaslı değişiklikler içeren sözleşmeyi imzalamasını istediğini, müvekkilinin bu değişiklikleri kabul etmeyerek iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürmüş ise de aylık ücret bordrolarını ihtirazi kayıtsız imzalayan, eksik ödenen ücretinin bulunmadığına dair işvereni ibra eden ve bu hususta itirazı varsa iş sözleşmesinin hükmüne göre bir haftalık süre içinde itiraz etmeyen ve bu sebeple eksik ücret alacağı bulunmayan davacı işçi ile ilgili hazırlanan ve aylık ücreti "TL" bazında düzenleyerek fazla çalışma ücretlerinin aylık ücretin içinde olduğunu hükme bağlayan yeni iş sözleşmesinin davacı işçi hakkında uygulanmadığı anlaşıldığından davacının yeni sözleşmeyi kabul etmemesine rağmen kendisi hakkında uygulanıp uygulanmayacağını beklemeden iş sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayandığından söz edilemez.

DEVAMINI OKU  

İMZA ÖRNEKLERİNİN DURUŞMADA TARAFLAR HUZURUNDA ALINMASI GEREĞİ

  •   17.08.2018

Davacının davaya konu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını iddia etmesi üzerine 23.01.2014 tarihli celsede taraf vekillerinin huzuru ile duruşma yapıldıktan sonra 1 numaralı ara kararı ile davacının huzurda imza örneklerinin alınmasına karar verilmiş ise de daha sonra alınan imza örneği tutanağında hakim ve katip imzası bulunmakla birlikte bunun duruşmada tarafların huzurunda yapılmadığı, ara karar ile duruşmadan sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durum imza incelemesi usulüne aykırı olduğu gibi alınan rapora yönelik olarak davalı itirazına konu olmuştur. Usule aykırı tahkikata dayalı karar verilemez. Mahkemece yapılacak iş davacı asilin imza için isticvap edilmek üzere duruşmaya çağırmak, hazır olan tarafların önünde takip konusu bono aslı kendisine gösterilip imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulup kabul etmezse huzurda medarı tatbik imza örnekleri alınıp daha sonra tarafların gösterdiği yerlerden getirtilen diğer medarı tatbik imza örnekleri ile birlikte grafolojik rapor alınmaktan ibarettir.

DEVAMINI OKU  

KİRALANANIN DEVREDİLMESİ HALİNDE, YENİ MALİKİN KİRACIDAN KİRA BEDELLERİNİ TALEP ETMESİ DURUMUNDA İZLENECEK YOL

  •   30.07.2018

TBK.'nun 245.maddesi uyarınca kiralananın satılması halinde tescilden sonraki yarar ve hasar alıcıya geçer. Kiracı satış tarihinden sonraki kira bedellerini yeni malike ödemek zorundadır. Kiralanan davacı tarafından satın alındıktan sonra davalıya gönderilen ve usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihtarname ile yeni malik olduğu bildirilmiş olup, davalı ihtar tebliği ile satış tarihi arasındaki kira borcunu eski malike ödediğini kanıtlamadıkça bu süreye ilişkin kira bedellerini ve ihtarın tebliğinden sonraki kira bedellerini yeni malik olarak davacıya ödemekle yükümlüdür. Ne var ki önceki malike ödediği iddiası ispat edilemediğine göre satış tarihinden sonra işlemiş kiraların yeni malike ödenmesi gerektiğinden bu aylar yönünden de itirazın kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.

DEVAMINI OKU  

ÇOCUĞUN YASAL TEMSİLCİLERİNİN RIZA GÖSTERMEMESİ ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARINA AYKIRIYSA, RIZA ARANMAYACAĞI

  •   27.07.2018

Çocuğun yasal temsilcileri uygulanacak aşı ile ilgili olarak aydınlatıldıkları halde, hiç bir haklı gerekçe ileri sürmeksizin buna rıza göstermiyorlarsa çocuğun menfaatine aykırı olan bu tavra hukuki sonuç bağlanamaz. Diğer bir ifadeyle ana ve babanın rıza göstermemeleri çocuğun üstün yararına açıkça aykırı ise rıza aranmaz. Olayda ana baba çocuğa aşı uygulanmasına karşı çıkmışlar, buna rızalarının bulunmadığını bozmadan sonraki yargılama sırasında ifade etmişlerdir. Ne var ki; bu beyanlarını haklı gösterecek bir sebep ve delil göstermedikleri gibi dosyada da, yapılması istenilen aşının çocuğun üstün yararına aykırı olacağına ilişkin bir bulgu ve olgu bulunmamaktadır. Aşının, çocuğun gelecekteki bireysel sağlığı yanında, toplum sağlığı açısından da yapılması zorunlu olduğu dosyadaki raporlardan anlaşıldığına göre, isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken salt ana ve babanın rıza göstermedikleri gerekçesine dayanılarak talebin reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

DEVAMINI OKU  

BANKANIN HAYAT SİGORTASININ YENİLENMESİ İÇİN MUHATABA BİLDİRİMDE BULUNMASI DÜRÜSTLÜK KURALI GEREĞİDİR

  •   27.07.2018

Bankanın, sona eren davacının murisine ait kredili hayat sigortasının yenilenmesi için en azından muhatabına bildirim yapmak suretiyle kredi borçlusunu konu ile ilgili bilgilendirmesi, asgari özen yükümlülüğünün bir sonucu olduğu gibi, dürüstlük kurallarının da bir gereğidir. Bu nedenle davacının uğradığı zarar nedeniyle tarafların müterafık kusurlu oldukları sonucuna varılması gerekmekte olup, davacıların murisinin ve bankanın kusur oranları takdir edilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekmektedir.

DEVAMINI OKU  

İŞÇİNİN OLUMSUZ ÇALIŞMA KOŞULLARINA KARŞI ÇIKMASININ SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLALİ OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ

  •   27.07.2018

Davalı işyerinde satış uzmanı olarak çalışan davacı ve aynı konumdaki diğer çalışanlar, çalışma koşullarının olumsuz olarak değiştirilmesi, ücret politikası, mobbing uygulanması nedeni ile toplu imza ile istekte bulunmuşlar ve mailler göndermişlerdir. Aynı zamanda da iletişim için whatsapp sistemi içinde grup kurmuşlardır. Burada da çalışma koşullarının olumsuzluğu, yöneticilerin tutumları ve davranışları hakkında yorumlarla yazışmalarda bulunmuşlardır. Bu iletişimlerin dosyadaki çözümlerine göre genel olarak mesai saatleri dışında olduğu görülmektedir. Davacı ve diğer arkadaşlarının whatsapp grubu içindeki bu yazışmaları, aynı grup içinde yer alan diğer bir işçi tarafından işverene iletilmiş, işveren bunun üzerine grupta yer alan işçilerin savunmasını alarak, davacı ve diğer işçilerin iş sözleşmelerini feshederken, ileten işçiye ise ihtar cezası vermiştir. Grup içi konuşmaların gizli kalması esas olduğu gibi genel olarak bakıldığında çalışma koşullarının olumsuzluğu, işveren ve yöneticilerin eşit davranmama, mobbing niteliğindeki tutumlarının dile getirildiği tespit edilmiştir. İşveren gizli kalması gereken verileri yasak bir şekilde elde ettiği gibi kendisine veren ve aynı konuşmalarda bulunan işçiye davranışı nedeni ile ihtar cezası vermek sureti ile de bilgi veren işçisini korumuştur. İşçilerin işyerinde mailleri, işverene bildirimleri işçilik hakları ile ilgili demokratik talep niteliğinde olup, bu tür barışçıl davranışların fesih nedeni yapılması doğru değildir. İspat yükü kendisinde olan davalı işveren haklı ve geçerli feshi kanıtlayamamıştır. Davanın kabulü gerekir.

DEVAMINI OKU  

FESİH GEREKÇESİ YAPILAN KAZA OLAYINDA GECE FAZLA ÇALIŞMASININ ETKİSİ ARAŞTIRILMASI

  •   27.07.2018

İşçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez. Buna göre davacının çalışması esnasında, hem sürekli gece çalışmak durumunda kaldığı hem de gece 7,5 saati aşan çalışma süresinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Uygulanan ve mevzuata uygun olmayan bu çalışma sisteminin, fesih gerekçesi yapılan kaza olayında etkisi olup olmadığı dosyada irdelenmemiştir. Buna göre, konu hakkında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının çalışma sistemi ve saatlerinin yaşanan kazada etkisi olup olmadığının irdelenerek davacının kusur durumunun yeniden belirlenmesi, tespit edilen zarardan davacının kusur oranına isabet eden kısmının, ikinci bentteki bozma sebebine göre tespit edilecek otuz günlük ücretinden fazla olup olmadığı sonucuna göre kıdem ve ihbar tazminatı isteminin karara bağlanması gereklidir.

DEVAMINI OKU  

RUCÜEN TAZMİNAT TALEBİNDE BULUNABİLMEK İÇİN KESİNLEŞMİŞ BİR CEZA KARARINA GEREK OLMADIĞI

  •   27.07.2018

Rücuen tazminat talebinde bulunabilmek için kesinleşmiş bir ceza kararına gerek olmadığı gibi haksız fiil iddiasına dayalı açılan davada davacı haksız fiil iddiasını ileri sürebileceği her türlü delille ispatlayabilir; kaldı ki UYAP üzerinden yapılan kontrolde davalı hakkında Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmekle davacı tarafın iddiasına ilişkin delillerinin toplanarak bahsedilen hususlar çerçevesinde bir değerlendirme yapılması ve adı geçen ceza dosyası ile dava konusu olayın irtibatı araştırılarak hüküm kurulması gerekir.

DEVAMINI OKU  

MUVAZAALI KİRA SÖZLEŞMESİ

  •   26.07.2018

: İlk kira sözleşmesinin açık şekilde belirtilmeden daha düşük bedel ile ikinci bir kira sözleşmesi yapılması muvazaanın işaretidir.

DEVAMINI OKU  

TEKRAR İŞE BAŞLATILMA TALEBİNDE TEBLİGAT USULÜ

  •   26.07.2018

İşçi kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on gün içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. Sadece onama kararının tebliği kesinleşme şerhli karar tebliği anlamında değildir.

DEVAMINI OKU  

PERFORMANSA DAYANAN FESİHTE DIŞ FAKTÖRLER

  •   26.07.2018

İşçinin performansından dolayı gerçekleştirilen fesihlerde, işçinin ve işyerinin dışındaki faktörlerin de etkisi dikkate alınmalıdır.

DEVAMINI OKU  

İŞYERİNDE SAKAL BIRAKMA YASAĞININ İHLAL EDİLMESİNİN FESHE ETKİSİ

  •   20.07.2018

: Davacının da kabulünde olduğu gibi 23.11.2015 tarihinde yapılan duyuru ile sakal bırakma yasağının bulunduğu çalışanlara bildirilmiş, davacı bildirime ve kendisine yapılan iki uyarıya rağmen sakal bırakmaya devam etmiş olup, davacının bu davranışı nedeniyle iş ilişkisinin olumsuz bir şekilde etkileneceği ve iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği anlaşıldığından, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

DEVAMINI OKU  

MİRASI RED SÜRESİNCE MİRASÇILARA TAKİP YAPILAMAMA DURUMU

  •   20.07.2018

Somut olayda muris ...'un 10.03.2013 tarihinde öldüğü, davadışı borçlu ile muris ... mirasçıları hakkında İİK. 53. maddede düzenlenen 3 aylık mirası ret süresi dolmadan 13.03.2013 tarihinde takibe başlandığı, şikayetçi borçluya 03.04.2013 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği , mirasın reddine ilişkin davanın, takibin kesinleşmesinden sonra 24.05.2013 tarihinde açıldığı, 13.06.2013 tarihinde mirasın reddinin tesbit ve tesciline karar verildiği görülmektedir. Şu hale göre murisin ölümünden sonra üç aylık mirası red süresi dolmadan icra takibine mirasçılar aleyhine geçildiği anlaşılmakla, takip borçlusu olan mirasçının İİK 53 maddesine aykırı olarak başlatılan bu takibi süresiz şikayet yolu ile iptal ettirme hakkı bulunmaktadır. O halde mahkemece şikayetin kabulü yerine istemin sürede olmadığından bahisle red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

DEVAMINI OKU  

ÖDEME EMRİNİN USULSÜZ TEBLİĞ EDİLDİĞİNİN MAHKEMECE RESEN DİKKATE ALINAMAYACAĞI

  •   20.07.2018

Mahkemece ödeme emri tebliğinde eksiklikler bulunduğundan ve ödeme emrinin yasaya uygun gönderilmediğinden bahisle, davanın reddine karar verilmiş ise de, ödeme emrinin geçerli olup olmadığı ve ödeme emrindeki bulunması gereken unsurların eksik olması şikayete tabi olup, taraflarca şikayet yoluna başvurulmaması halinde bu hususun Hâkim tarafından resen dikkate alınamayacağı yasa gereğidir. Ödeme emri şikayet yolu ile iptal edilmediği müddetçe geçerlidir. Bu nedenle davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığından ve takip tahliye istemli olarak yapılmış olduğundan işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır

DEVAMINI OKU  

İŞÇİNİN KİLOLU OLMASI NEDENİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHEDİLMESİ

  •   19.07.2018

Somut olayda davacının kilosu belirtilen üst sınırdan yüksek olduğu, verilen altı aylık sürede normal kilo sınırlarına ulaşamadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kabin görevlisi olan davacının bu görev için işyerine girerken aranan şartları sonradan yitirmesi durumunda, işverenin yeniden bu şartın sağlanmasını istemesi sözleşmeye aykırı bir durum değildir. Davacı işyerinde geçerli olan düzenlemeye göre uçuş özelliklerini hangi durumda yitireceğini de bilmektedir. Bu durumda fazla kilo alarak kabin görevlisi olma özelliğini yitiren davacının yeniden uygun kiloya gelmesine engel sağlık sorunu olup olmadığının irdelenmesi gerekir. Bu konuda davalı işverenin anlaşmalı olduğu sağlık kuruluşundan itiraz halinde, mahkemece belirlenecek tam teşekküllü devlet hastanesi veya üniversitelerin tıp fakültelerinin ilgili anabilim dallarında görev yapan öğretim görevlilerinden oluşan heyetten alınacak raporla davacının fazla kilosunu verememesi iradesi dışında bir sebebe dayanmakta ise ancak bu durumda davacının yer hizmetlerinde görevlendirilip görevlendirilemeyeceği konusunda bilirkişiden rapor alınarak değerlendirme yapılabileceği, davacının fazla kiloyu verememesinde gayri iradi bir durumun bulunmadığının anlaşılması halinde ise davacının yer hizmetlerine geçirilmeye ilişkin diğer koşulların da bulunup bulunmamasına göre feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı konusunda bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.

DEVAMINI OKU  

İNANÇLI İŞLEM NETİCESİNDE DEVRANILAN TAŞINMAZIN 3. KİŞİYE SATILMASI

  •   19.07.2018

Somut olaya gelince; davalı ...’in cevap dilekçesinde, davacının çekişmeli taşınmazı teminat amacıyla kendisine devretmesi üzerine davacının TMSF’ye olan borcunu ödediğini beyan ederek inançlı işlemin varlığını ikrar ettiği gözetilerek 6100 sayılı HMK’nın 187/2. maddesi uyarınca davacı ve davalı ... arasındaki inançlı işlemin artık yazılı bir delil ile ispat edilmesinin gerekmediği düşünülmeden sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davalı ... tarafından inançlı işlemin varlığı ikrar edildiğine göre, inançlı işlem ve tapu kayıt maliki diğer davalı şirketin durumu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir.

DEVAMINI OKU  

FİİL EHLİYETİNİN YOKLUĞU İDDİASINA DAYALI İPOTEĞİN KALDIRILMASI İSTEMİ

  •   19.07.2018

Kural olarak tam ehliyetsiz kişilerin hukuki işlemleri hükümsüzdür (TMK m.15). Ancak bu kuralın istisnaları vardır. Bunlardan biri TMK.nun 2.maddesinde de öngörülen dürüstlük kuralıdır. Buna göre, “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz”. TMK.nun 15.maddesinde hükme bağlanan kuralın istisnalarından biri de, B.K.nun 54.maddesi hükmüdür. B.K.nun 98/2.maddesi yollamasıyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanması mümkün olan B.K.nun 54/1.maddesi uyarınca hakkaniyet elverdiği takdirde tam ehliyetsiz olan kişi diğer tarafın batıl hukuki işlemin hüküm ifade ettiğine güveni nedeniyle oluşan zararından sorumludur. TMK.nun 452/2.maddesinde ise, “vesayet altındaki kişinin fiil ehliyetine haiz olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış olması halinde onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür. Buna göre kendisini ehil bir kişi gibi gösterip hukuki işlem yapan ve bu suretle karşı tarafı zarara uğratan ehliyetsiz kişinin bu zarardan sorumlu olacağının kabulü gerekir.

DEVAMINI OKU  

SATIŞ VAADİ ŞERHİNİN SİCİLDEN TERKİN EDİLMEMESİNİN 3. KİŞİLERE ETKİSİ

  •   19.07.2018

Davacı, davalı gerçek kişilerin murisi Hatice Türe'den 15.02.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 188 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini satın almış ve sözleşme 18.02.2002 tarihinde tapuya şerh edilmiştir. Bu şerh 5 yıl geçmesine rağmen maliki tarafından terkin talebinde bulunulmadığı için tapu kaydında halen görünmektedir. Bu haliyle davacının dayandığı satış vaadi sözleşmesinin borçlusu Hatice Türe'nin mirasçıları tarafından 17.12.2008 tarihinde tapudan davalı S.S. Doğankent Turkuaz Villaları Konut Yapı Kooperatifine satılmıştır. Davalı kooperatif satış vaadi sözleşmesine konu payı satış vaadi şerhini görerek satın almıştır. Bu nedenle iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği… ) gerekçesiyle ve oyçokluğuyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

DEVAMINI OKU  

SATIŞ VAADİ ŞERHİ BULUNAN TAPU KAYDINA HACİZ KONULMASI

  •   19.07.2018

şikayetçi N..T..K.. adına satış vaadi şerhi tapu kaydına işlenmiş ise de adına verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir tapu iptali ve tescil kararı sunmadığı gibi böyle bir iddiası da bulunmadığından, haczin kaldırılması isteminde bulunması mümkün değildir. O halde, mahkemece, .. nolu bağımsız bölüm yönünden şikayetin tümden, .. nolu bağımsız bölüm yönünden şikayetçi A.. T.. A..’nın şikayetinin ve şikayetçi N..T.. K..'ın birleşen şikayetinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilerek, yalnızca .. nolu bağımsız bölüm yönünden şikayet tarihi itibari ile tapuda malik olan şikayetçilerin hisseleri üzerinden haczin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken aktif husumet hususlarının göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde bütün şikayetçiler yönünden ve taşınmazların tamamı üzerinden haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.

DEVAMINI OKU  

NOTER ARACILIĞIYLA TEBLİĞ EDİLEN FATURANIN İHTİYATİ HACİZ KARARINA ETKİSİ

  •   19.07.2018

. Davacı, noter aracılığıyla tebliğ edilen fatura ve konişmento ile alacağını yaklaşık olarak ispat etmiş sayılacağından İİK 257 ve devamı maddelerini gözönüne almak suretiyle ihtiyati hacze karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

DEVAMINI OKU  

YAZILI KİRA SÖZLEŞMELERİNİN TÜM SAYFALARININ TARAFLARCA İMZALANMA ZORUNLULUĞUNUN OLMAMASI

  •   19.07.2018

Davalı, davada dayanılan kira sözleşmesindeki imzasını inkar etmemektedir. Kira sözleşmesinin, davalının imzası bulunan başka bir belge ile oluşturulduğunu iddia etmektedir. Dayanak kira sözleşmesinin aslı tek parça olup sözleşmenin ön sayfasında davalının imzası bulunmasa da Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre metin, içerik, anlam ve devam eden maddelerin bir bütünlük taşıması kaydıyla birden çok sayfadan oluşan yazılı sözleşmelerin tüm sayfalarının taraflarca imza edilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

DEVAMINI OKU  

İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLU İLE TAKİBE GEÇİLDİĞİNDEN AYNI BORCA İLİŞKİN KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS İCRA TAKİBİ YAPILAMAYACAĞI

  •   19.07.2018

Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de somut olayda öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamaz. Bu durumda İİK'nun 45/1 hükmü uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonucunda rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabidir. Bu durumda; şikayete konu ... 23. İcra Müdürlüğü'nün 2015/14202 Esas sayılı takip dosyasına konu borçla ilgili olarak ... 23. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13876 Esasında kayıtlı ve derdest ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin bulunduğu anlaşılmakla mahkemece mükerrer takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir

DEVAMINI OKU  

İŞÇİNİN RIZASI ALINMADAN İŞYERİNDEKİ SERVİS UYGULAMASININ KALDIRILMASININ HAKLI NEDENLE FESİH SEBEBİ SAYILMASI

  •   19.07.2018

Davalı işveren tarafından davacının rızası alınmadan işyerindeki servis uygulamasının kaldırıldığı, işçinin bu nedenle işyerine 26 Şubat 2009 tarihinden itibaren işe gelemediği anlaşılmaktadır. Servisin kaldırılması iş şartlarında işçi aleyhine değişiklik olup, davacının iş akdini işyerine gitmeyerek eylemli olarak haklı nedenle feshettiği, anlaşıldığından davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir

DEVAMINI OKU  

İŞE İADE DAVASI SIRASINDA TARAFLAR ARASINDA İMZALANAN PROTOKOLÜN NİHAİ KARARA ETKİSİ

  •   19.07.2018

Protokol kapsamında verilen feshin geçersizliği ve işe iade kararında, işe başlatmama tazminatı yönünden olumlu yada olumsuz bir karar verilmediğinden, bu kararın bu davada istenen işe başlatmama tazminatı yönünden kesin hüküm oluşturmaz. Mahkemenin bu yöndeki gerekçesi hatalıdır. Kaldı ki davalı işveren protokol ve karar gereğini yerine getirmeyerek dürüstlük kuralını ihlal etmiş, davacının güvenini boşa çıkarmıştır. Bu nedenle işe başlatmama tazminatından sorumluluğu vardır. Keza işe başvuru ve başlatılma konusunda tarafların iradesi birleşmiştir. Artık burada temyiz edilmeyeceği kabul edilen ve kesinleşen feshin geçersizliği ve işe iade kararının kesinleşme şerhli ilamının tebliğinin ve başvurunun bu tebliğden itibaren aranmasının gereği yoktur. Zaten protokol gereği davalı işveren davacıyı işe davet etmiş, ancak işe başlatmamıştır. Başvuru ve işe davet protokol gereğince kararlaştırılmıştır. Bu nedenle bu yöndeki gerekçe de isabetsizdir..."

DEVAMINI OKU  

İHTİYATİ TEDBİR KARARININ CEBRİ İCRA YOLUYLA SATIŞ YAPILMASINI ENGELLEMEYECEĞİ

  •   12.07.2018

İhtiyati tedbir kararı mahiyeti itibariyle sadece borçlunun rızai temlik ve tasarruflarını önleyici nitelikte olup, söz konusu kararın cebri satışı engelleyen herhangi bir hüküm içermediği açıktır. O halde, mahkemece, ihtiyati tedbir kararının mahcuz taşınırların cebri İcra yoluyla satışını engellemeyeceği hususu nazara alınarak şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

DEVAMINI OKU  

ÖDEME EMRİ TEBLİĞ EDİLMEDEN İTİRAZ HAKKININ DOĞMAYACAĞI

  •   12.07.2018

Ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirip yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının merciden itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği öngörülmüştür. Tahliye itirazlı ödeme emri tebliğ edilmediğinden henüz itiraz hakkı doğmamış olup anılan maddedeki itiraz ve ödeme süreleri işlemez. Borçlunun haricen icra takibini öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi yasanın emredici hükümleri karşısında hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekir.

DEVAMINI OKU  

TAHLİYE DAVASINA ISLAH YOLU İLE İTİRAZIN KALDIRILMASI TALEBİ EKLENEMEYECEĞİ

  •   12.07.2018

Davacı alacaklı, ıslah dilekçesi ile itirazın kaldırılmasını da istemiştir. Taraflar, ıslah yolu ile davaya konu iddialarını ve savunmalarını genişletip, değiştirebilirler. Ancak daha önce davaya konu edilmeyen bir hususun ıslah yoluyla istem konusu yapılmasına yasal açıdan olanak yoktur. Davacı alacaklı tahliye olan ilk davasına, itirazın kaldırılması davasını ıslah yoluyla ekleyemez. Bu durumda Mahkemece ıslah talebinin reddi ile süresinde yapılmış bir itiraz bulunduğundan, takip kesinleşmediğinden ve itirazın kaldırılması istenilmeden tahliye istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekir.

DEVAMINI OKU  

İHTİYATİ HACİZ KARARININ İCRA TAKİP İŞLEMİ OLMADIĞI

  •   12.07.2018

Alacaklı vekilince takip talebi ile aynı tarihte Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkemece, takibin başladığı tarihten sonraki gün ihtiyati haciz kararı verildiği, borçlunun ödeme emrine süresinde itirazda bulunması üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın ise alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, bu nedenle İİK'nun 264/2. maddesinde öngörülen sürenin başlamadığı ve dolayısıyla ihtiyati hacizlerin ayakta kaldığı anlaşılmakta olup, haczin kaldırılmasına yönelik şikayetin de reddine karar verilmesi gerekir.

DEVAMINI OKU  

AYNI SENEDE DAYANILARAK İLAMSIZ İCRA YOLUYLA İCRA TAKİBİ YAPILMASI

  •   12.07.2018

Borçlu aleyhine yapılan kambiyo senetlerine mahsuz haciz yolu ile takibin iptaline ilişkin karar kesinleştiğinden, aynı senede dayanılarak genel haciz yolu ile ilâmsız icra takibine başlanmasında bir engel yoktur.

DEVAMINI OKU  

RİSKLİ YAPILARDA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI AÇILMASI

  •   06.07.2018

6306 sayılı Kanun hükümlerine göre sözleşmeyi imzalayan 2/3 arsa payı çoğunluğunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ihale işlemlerinin sonucunun beklenmesinde hukuki yararları mevcut olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 165. maddesi gereğince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine katılmayan paydaşların paylarının satışına ilişkin işlemlerin sonucu bekletici mesele yapılması gerekir.

DEVAMINI OKU  

ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİ HALİNDE HAKLARIN KULLANIM USULÜ

  •   29.06.2018

Kiralanan taşınmaz paylı mülkiyete konu ise her bir paydaş sadece kendi payına düşen alacağı talep edebilir. Elbirliği mülkiyetine konu teşkil ediyorsa tüm ortakların birlikte icra takibi başlatmaları gerekir. Bu sebeple Mahkemece, davaya konu taşınmaza ait tapu kaydı getirtilerek taşınmazın tabi olduğu mülkiyet türünün tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile itirazın kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.

DEVAMINI OKU  

BAĞIMSIZ KONUT TEMİN ETMEYEN EŞE KARŞI AÇILAN BOŞANMA DAVASI

  •   29.06.2018

Bağımsız konut temin etmeyen, annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalan ve annenin aile mahremiyetine müdahalesine sebebiyet veren kocaya karşı açılan boşanma davası kabul edilmelidir.

DEVAMINI OKU  

TRAFİK KAZASINDAN SONRA ALINAN İBRANAMENİN GEÇERLİLİĞİ

  •   29.06.2018

Trafik kazasından hemen sonra tedavi görmekte iken kazaya uğrayan kişiye imzalatılan ibraname; doğmamış haktan peşinen vazgeçilemeyeceği yolundaki evrensel hukuk ilkesine aykırıdır.

DEVAMINI OKU  

İŞÇİYE VERİLEN SENEDİN HUKUKİ NİTELİĞİ

  •   22.06.2018

Davacı, işçi işveren ilişkisine dayalı olarak davalıya geri almak üzere 2.000 TL borç verdiğini, ödenmemesi nedeni ile icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı çekin ödeme aracı olduğunu, borç almadığını, işçilik alacaklarına karşılık çekin verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DEVAMINI OKU  

İŞE İADE DAVASI SIRASINDA İŞE DAVET EDİLEN İŞÇİNİN DURUMU

  •   22.06.2018

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Somut olayda davalı işveren iş sözleşmesinin feshinden sonra yargılama sırasında davacıyı aynı şartlarda çalışması için usulüne uygun olarak davet etmiş olmasına rağmen davacı haklı bir neden göstermeden daveteicabet etmemiştir. Nitekim davacının başka bir işyerinde çalıştığı bizzat davacı vekili tarafından bildirilerek işçininasıl gayesinin işe dönmek olmadığı açıkça ortadadır. Bu durumda fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğuracağından davanın reddine karar verilmesi gerekir.

DEVAMINI OKU  

ARA KARARLA KURULAN TEDBİR NAFAKASININ İLAMLI İCRAYA KONU EDİLEMEYECEĞİ

  •   22.06.2018

Kısa karara dayalı olarak ilamların icrası yolu ile takip başlatılamayacak olup, icra emri de gönderilemez.

DEVAMINI OKU  

İletişim

ES HUKUK BÜROSU
ÖDEME YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sosyal Medya

E-Bülten


BBC Röportajı