İŞÇİNİN, İŞYERİNE AİT WHATSAPP GRUBUNDA HEDEF GÖSTERMEKSİZİN ETTİĞİ KÜFÜR HAKLI NEDENLE FESİH SEBEBİ OLMAYIP GEÇERLİ FESİH SEBEBİ OLABİLİR.

11.11.2020 1015

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2019/7066

Karar Numarası: 2020/357

Karar Tarihi: 15.01.2020

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi;

Davalı istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 4.Mahkemesi'nin 25/05/2016 tarihli 2016/650 Esas ve 2017294 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar vermiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalı işyerinde satış danışmanı olarak 06/09/2014 - 10/05/2016 tarihleri arasında çalıştığını ve haksız olarak işten çıkarıldığını iddia ederek davacının işe iadesini ve işe iadeye bağlı olarak verilen hak ve tazminatların davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

B)Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının 06/09/2014-10/05/2016 tarihleri arasında çalıştığını, mağaza yöneticisi tarafından kurulan whatsapp grubuna 04/05/2016 tarihinde sinkaflı, küfürlü mesaj attığını bu mesajın şirket itibarını zedelediğini ve akdin bu nedenle haklı olarak fesih edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece,toplanan kayıtlara dayanılarak whatsapp grubunun kurucusu ... hanımın gruptan ayrılmasına ve 3 kişinin gruptan çıkarılmasını sebep olan yazışmalar ibraz edilmediği,grubun kurucusu olan ... hanımın gruptan ayrılmasına ve hatta grubu kapatmasına sebep olan kişiler ve paylaşımlarının davacıyı bu noktaya getirdiği düşünüldüğünde eşit davranma borcuna uygun hareket edilip edilmediğinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı, davacının yaptığı paylaşımda herhangi bir kişiyi kastetmediği,whatsapp grubunun kapalı bir grup olup aleniyet olmadığını, bu paylaşımın şirket itibarını ne sebep ile zedelediğinin anlaşılamadığı,bir an için bu tür paylaşımlara şirket politikası olarak izin verilmediği düşünülse bile ölçülülük ilkesinin unutulmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

D)İstinaf başvurusu :

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

E)İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili istinaf başvurusunda; ilk derece mahkemesi tarafından delillerin toplanmadığı, bildirilen tanıklarının dinlenilmediği, ve eksik incelemeye istinaden karar verildiğini, whatshapp yazışmalarının aleni olduğunu, hakaret içerikli mesajın fesih sebebi olduğunu, küfrün aleni olduğunu, mağazada çalışan tüm personelin dahil olduğu şirket tarafından kurulmuş resmi mesajlaşma grubuna gönderildiği, ilk derece mahkemesi tarafından verilen küfürün aleni olmadığı kararının hatalı olduğunu, beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiğini belirtmiştir.

F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının whatsapp grubuna 04/05/2016 tarihinde sinkaflı, küfür içerikli attığı mesajın Yargıtay 9 Hukuk Dairesinin 09/02/2017 tarih 2016/3776 Esas-2017/1428 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği kullanılan sözcüklerin kararda dahi yazılmayacak düzeyde açıkça küfür niteliğinde olduğu feshin süresinde ve haklı olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olduğu, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte, kanunun olaya uygulanmasında ilk derece mahkemesince hata edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

G)Temyiz başvurusu :

Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

H)Gerekçe:

İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar.

İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin II’nci bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır. Böyle durumlarda işçi, Anayasanın 25 ve 26’ncı maddesi ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz. Buna karşılık işçinin bu ağırlıkta olmayan işveren aleyhine sarf ettiği sözler çalışma düzenini bozacak nitelikte ise geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Sadece işverene karşı değil, işveren temsilcisine karşı yöneltilen ve haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmayan aleyhe sözler geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Bunun gibi, işçinin, işveren veya aile üyelerinden olmamakla birlikte, işverenin yakını olan veya işverenin yakın ilişkide bulunduğu veya başka bir işte ortağı olan kişilere hakaret ve sövgüde bulunması, bu kişilere asılsız bildirim ve isnatlar yapması özellikle işverenin şahsının önemli olduğu küçük işletmeler bakımından bu durum iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturacaktır. İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir(Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2007/37481 Esas, 2008/12505 Karar sayılı ilamı).

Somut uyuşmazlıkta; davacının iş sözleşmesi diğer çalışanlarında olduğu whatsapp grubunda karara dahi yazılamayacak nitelikte, mesaj atması sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca feshedilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgeler ile taraf tanık anlatımları değerlendirildiğinde davacının bir kısım işçilerin oluşturduğu whatsapp grubunda sinkaflı bir mesaj attığı sabittir. Ancak dosya kapsamından bu mesajın kime yönelik atıldığı tam olarak belirlenemediği için davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı ortadadır. Fesih haklı nedene dayanmasa da davacının davranışlarının işyerinde olumsuzluğa yol açtığı ve yapılan feshin haklı olmasa da geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından, davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken iş akdinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle reddi hatalı olup İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

I) Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2- Fesih geçerli nedene dayandığından davanın REDDİNE,

3-Alınması gereken 54,40 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 25,20 TL. karar- ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 133,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 3.400,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,

7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Kesin olarak 15.01.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 370. maddesi uyarınca onanması görüşünde olduğumdan Dairemiz sayın çoğunluğunun bozma kararına katılamıyorum. 15/01/2020

ES Hukuk Bürosu, Şişli Avukatlık Bürosu, Mecidiyeköy Avukatlık Bürosu, Şişli Hukuk Bürosu, Mecidiyeköy Hukuk Bürosu

 

İletişim

ES HUKUK BÜROSU
ÖDEME YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sosyal Medya

E-Bülten


BBC Röportajı