İnternet sitemizde paylaşılan Yargıtay Kararları tamamen bilgilendirme amaçlı olup, kararların doğruluğu yargitay.gov.tr adresinden teyit edilmeden kullanılan kararlardan doğabilecek zararlar için ES Hukuk Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.

TEDARİKÇİ VE MÜŞTERİLERİN SALT ÇALIŞANLARIN YÖNLENDİRMESİYLE FİRMA TERCİHİNDE BULUNMAYACAĞI, SUNULAN HİZMETİN KALİTESİ, FİYAT POLİTİKASI GİBİ SAİR EKONOMİK NEDENLERİN DE TERCİHTE ETKİLİ OLDUĞU GERÇEĞİ KARŞISINDA, BİRTAKIM PERSONELİN ESKİ ŞİRKET ÇALIŞANININ YENİ KURDUĞU ŞİRKETTE ÇALIŞMAYA BAŞLAMASI TEK BAŞINA HAKSIZ REKABET TEŞKİL ETMEMEKTEDİR.

11.08.2023 585

11. Hukuk Dairesi 2021/3141 E. , 2022/8503 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.11.2018 tarih ve2014/45 E- 2018/1248 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinafistemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen28.01.2021 tarih ve 2019/47 E- 2021/81 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma içinbelirlenen 29.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... ve ... vekili Av. ... ile davalılar... ve ... vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işinincelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildiktenve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işingereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili; davalı kişilerin daha önce müvekkili şirkette çalıştıklarını, davalı ...'ın uzunyıllardan beri müvekkili şirkette çalışarak müvekkilinin iş sırlarına vakıf olduğunu, bu davalının istifa ederekayrıldıktan sonra müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirkette müdür olarak çalışmayabaşladığını, davalının, müvekkilinin bazı çalışanlarını davalı şirkette çalışmaya ikna ederek işsözleşmelerinin feshine neden olduğunu, davalının ayrılması sonrasında müvekkilinin 15 çalışanının dahakısa bir süre içinde işten ayrıldıklarını, ayrılan kişilerin 9 tanesinin müvekkilinin iş sırlarına sahip
olduklarını, bu kişilerin kısa süre içerisinde işten ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başlamasının haksızrekabet oluşturduğunu, davalı şirketin müvekkilinin müşterileri ile irtibata geçerek müvekkili ile olansözleşmeleri ihlale yönelttiğini, bu kapsamda davalı şirket ortağı Chinderfeldt adına ... tarafındangönderilen mailin haksız rekabeti ortaya koyduğunu, davalıların eylemleri sonucunda Alimex'in bir kısımişlerini müvekkili şirketten çektiğini, yine müvekkilinin tedarikçisi olan ...ile GTL Spol. SRO'nun damüvekkili ile çalışmalarına son verdiklerini, ...firmasının davalı şirketle çalışmaya başladığını, müvekkilininmüşterisi olan Alimex firması çalışanı tarafından davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlayan ...'agönderilen mail ile bu firmaya ait taşımaların tutulduğu excel dosyasının yer aldığını, bu dosyanıntamamen müvekkilinin ticari sırrı niteliğinde olduğunu, bu kayıt ve tabloların kullanılmasının haksızrekabet oluşturduğunu, yine müvekkilinden ayrılıp davalıyla çalışmaya başlayan ...tarafından yapılanyazışmadan da müvekkilinin müşterisine ait taşımanın davalı tarafından gerçekleştirildiğinin tespitedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız rekabetin önlenmesine, 30.000.-TLmaddi zarar, 30.000.-TL kar kaybı olmak üzere 60.000.-TL maddi tazminat ile 100.000.-TL manevitazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkili ile davacı arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, iş akdininmüvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin sigortalı çalışan olup davalı şirketteortaklığının bulunmadığını, davacının iddialarının soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Nakliyat vekili; müvekkilinin tamamen yurtdışı sermayeli bir şirket olduğunu, sektördemüşterilerin çalışacağı lojistik firmasını e-ihale ile seçtiklerini, bu nedenle haksız rekabetin söz konusuolamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; müvekkillerinin davacı ile olan iş akitlerini haklı nedenle feshettiklerini, davacıyakarşı rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığını, davalı şirkette ortaklıklarının bulunmadığını, çalışmaözgürlüğü kapsamında işten ayrılan müvekkillerinin başka işyerinde çalışmalarının doğal olduğunubelirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı ... Nakliyat vekili; birleşme ve devirler ile davacı-karşı davalının kardeş şirketiBorusan'ın sektörde öncü konumunda bulunduğunu, müvekkilinin faaliyete geçmesi sonrasında Borusanyetkilisinin müvekkilinin tedarikçilerini ziyaret ederek müvekkiline yük vermemelerini söyleyerekmüvekkilini kötülediğini, bazı müşterilere iş yapmama karşılığında para teklif edildiğini, müşterilere baskıoluşturularak müvekkilini yok etmeye çalıştığını ileri sürerek davacı-karşı davalının haksız rekabeteylemleri nedeniyle 10.000.-TL maddi ve 20.000.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talepetmiştir.
Davalı-karşı davacı BLG Lojistik (Borusan) vekili; karşı davacının haksız rekabet iddiasının hiçbir somutdelile dayanmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar ... ve ... aleyhine açılandava ile karşı davada haksız rekabet olgusunun kanıtlanamadığı, davalı ... Nakliyat aleyhine açılan davadaise, davalılardan ...'ın davacı şirkette uzun süre üst düzey görevde çalıştıktan sonra sektörde edinmişolduğu bilgi ve tecrübe ile davacı şirkete ait ticari sır kapsamında vakıf olduğu bilgiler neticesinde davalı-karşı davacı ...'un kuruluş aşamasında görev aldığı, şirket kurulduktan sonra aynı sektörde faaliyettebulunduğu, davacı şirkete ait bir kısım nitelikli personelin davalı şirkette çalışması hususunda aktif rol oynadığı, davacı şirketin bir kısım müşterilerinin davalı şirkete kazandırıldığı, bilirkişi heyeti tarafındandüzenlenen ek raporda belirtildiği üzere dava konusu şirketlerin ortak müşterilerinden dolayı davacı tarafınmaddi
zararının 76.424.-TL olduğu, söz konusu zararın davalı ... ile ile davalı ... Nakliyat'ın haksız rekabeteyleminden kaynaklandığı, ancak oluşan zararın tamamının münhasıran bu davalıların haksız rekabeteyleminden kaynaklandığının sabit olmadığı, hayatın olağan akışına göre müşteri ve tedarikçilerin muhtelifsaiklerle firma tercihinde bulunabilecekleri dikkate alınarak belirlenen tazminattan 1/3 oranında hakkaniyetindirimi yapılarak, davacı tarafın haksız rekabet kapsamında talep edebileceği maddi tazminat miktarının50.949.-TL olduğu, davacı tarafın haksız rekabet kapsamında manevi tazminat isteme koşullarıgerçekleşmediğinden bu talep ile haksız eyleminin önlenmesine yönelik istemin koşullarının oluşmadığıgerekçesiyle; davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı-karşı davacı ...Nakliyat tarafından açılan karşı davanın reddine, davalı ... Nakliyat ile ... aleyhine açılan maddi tazminatdavasının kısmen kabulüne, davacının haksız rekabetin önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinin reddinekarar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince;davacı şirket çalışanı ...'ın davacı ile olan iş akdini sonlandırarak ayrıldıktankısa bir süre sonra davalı şirkette müdür olarak çalışmaya başladığı, diğer davalıların da aralarındabulunduğu bir kısım davalı çalışanlarının da davacı şirketteki işlerinden ayrılarak davalı şirkette çalışmayabaşladıkları, ancak davalı şirkette kurucu veya ortak sıfatı bulunmayan davalı ...'ın diğer davalıların daaralarında bulunduğu davacı şirket çalışanlarını ayartarak ve yönlendirerek iş akitlerinin feshini ve davalışirkette çalışmaya başlamalarını sağladığı yönünde hiçbir somut delil ileri sürülmediği, Alimex firmasınınher iki taraf şirketin de ortak müşterisi olduğu, salt e-posta yazışmasının haksız rekabet olaraknitelendirilmesinin mümkün olmadığı, 21.03.2014 tarihli ve acente bilgilerini içeren e-postada geçenacentelerin, e-postanın gönderildiği 2014 yılı öncesinde 2013 yılında zaten her iki taraf şirket ile de ticariilişki içerisinde bulunduğu, hatta bu şirketlerden Chinderfeldt'in davalı şirketin kurucu ortağı olduğu, davalışirket kurucularından Chinderfeldt çalışanı olduğu belirtilen ... tarafından dava dışı ...'e gönderilen03.09.2013 tarihli e-postada ise, kendisinin davacı şirketten ayrıldığı ve davalı ile çalışmaya davetedildiğinin belirtildiği, davacıyı kötüleyici veya çalışanlarını ayartma niteliğinde değerlendirilebilecek birifade bulunmadığı, bir kısım personelin davalıya geçtiği ve müşteri kaybedildiği doğru olmakla birlikte,davalıların ayrıca hukuka aykırı eylemlerine de rastlanılmadığı,tedarikçi ve müşterilerin salt çalışanlarınyönlendirmesiyle firma tercihinde bulunmayacağı, sunulan hizmetin kalitesi, fiyat politikası gibi sairekonomik nedenlerin de tercihte etkili olduğu gerçeği karşısında, asıl davada davalıların eylemlerininhaksız rekabet oluşturmadığı anlaşılmasına göre, asıl davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirkenkısmen kabulünün doğru olmadığı, öte yandan mahkemece asıl davada haksız rekabetin önlenmesiisteminin reddine karar verilmişken, bunun aksine ve çelişki oluşturacak nitelikte haksız rekabettenkaynaklanan maddi tazminat isteminin kabulü yönünde hüküm kurulmasının da doğru olmadığı, karşıdavadaki iddiaların ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusununHMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusununkabulü ile kararın kaldırılmasına, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd.maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastanverilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanmasıgereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasınıgerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararınınonanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge AdliyeMahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesiuyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge AdliyeMahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarakdavalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'ndenalınmasına, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.