İnternet sitemizde paylaşılan Yargıtay Kararları tamamen bilgilendirme amaçlı olup, kararların doğruluğu yargitay.gov.tr adresinden teyit edilmeden kullanılan kararlardan doğabilecek zararlar için ES Hukuk Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.

ARABULUCULUK SON TUTANAĞININ UYAP ÜZERİNDEN SUNULMASI YETERLİDİR.

25.07.2022 193

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2019/1441
Karar Numarası: 2019/1299
Karar Tarihi: 31.05.2019
Yerel mahkemece verilen karar sonrasında istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan incelemesonunda:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili davacının Haziran 2010 tarihinden iş sözleşmesinin haksızfeshedildiği 26/01/2018 tarihine kadar davalı site yönetimine bağlı olarak sitede hizmetli olarak çalıştığını, siteyönetimi değiştikten sonra yeni yönetim müvekkilini çağırarak biriken tüm işçilik alacaklarından feragat ederekyeni bir işçilik sözleşmesi imzalatmak istediklerini, müvekkilinin geçmişe dönük tazminat ve işçilik alacaklarındanferagat etmeden sözleşmeyi imzalayabileceğini belirttiğini, ancak yönetim bunu kabul etmeyince işten çıkarıldığınımüvekkilinin de aynı gün noterden ihtar çekerek haksız olarak işten çıkarıldığını ve tüm işçilik alacaklarınınkendisine ödenmesini talep ettiğini, düzenli bir işe ihtiyacı varken işten çıkmayı hiç düşünmediğini ancak hukuki bir gerekçe olmadan kötü niyet ile işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem tazminatı, İhbar Tazminatı ve kötü niyettazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde 07/08/2010 tarihinde çalışmaya başladığınıancak davacının iş sözleşmesinin sonlandırılması ile ilgili olarak ileri sürdüğü hususlar yasal dayanaktan yoksunsomut bir delile dayanmayan tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu mesnetsiz ve haksız çıkar sağlamayayönelik gerçek dışı iddialar olduğunu, davalının feshin son çare olması prensibine sadık kalarak 31/01/2018tarihinde iyi niyeti ile davacı işçiye işe davet ihtarnamesi gönderdiğini davacının bu çağrıya rağmen başvurudabulunmadığı gibi başka bir işyerinde çalışmaya başladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep vedava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR GEREKÇESİNİN ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından; somut olay değerlendirildiğinde 7035 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3.maddesi arabuluculuğu dava şartı olarak kabul etmiş olup, davacının Mahkemede dava açmadan öncearabulucuya başvurma zorunda olduğu, davacı arabulucuya başvurduğunu, dosya içerisine de arabuluculuktutanağının fotokopisinin eklendiği ancak; 23/10/2018 tarihli duruşma zabtında davacıya arabuluculuk tutanağınınaslının bir haftalık kesin sürede ibraz edilmesine dair süre verildiği ve bu sürede sunulmadığı anlaşıldığındandavacı tarafından açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf sebepleri;
Yerel Mahkemenin davayı usulden reddetme sebebinin arabuluculuk sonuç tutanağının dosyayasunulmaması olarak gerekçelendirdiği, dava açılmadan önce dava şartı gereği zorunlu arabuluculuğabaşvurulduğu arabuluculuk sonucunun anlaşamama ile sonuçlanması ile dava açıldığı, davanın Uyap üzerindenaçıldığı tarafların ve arabulucunun imzaladığı anlaşamama sonuç tutanağının da sistemden dava dilekçesi eki yapıldığı, yine Uyap sisteminden dava açarken sistemin zorunlu arabuluculuk dosya numaralarını istediği bukısımlara arabuluculuk dosya numaraları girilmeden dava açma safahatında ilerleme sağlanamadığı yani davaaçılamadığı, bu kısımlara arabuluculuk dosya numaraları girildiğinde Uyap sistemine arabuluculuk son tutanağıeklenmemiş olsa dahi arabulucunun Arabulcu Portal'a e imza ile eklediği sonuç tutanağının görüldüğü, kaldı ki Uyap'tan dava açarken arabuluculuk dosya numarası girildiği gibi son tutanağın da taranarak dilekçe eki olarakeklendiği ve gerek uyap sisteminde gerek dosyada uyap çıktısı bulunduğu, bütün bunlara rağmen karşı tarafınarabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığına dair ya da tutanağa, yada tutanaktaki imzalara itiraz etme durumuda olmadığı halde arabuluculuk son tutanağı dosyada olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddedilmesininkabul edilemez ve de anlaşılamaz bir karar olduğu, Yerel Mahkemenin keyfi bir karar vererek davacının da
davalının da tanıklarının hazır olduğu bir duruşmada tanık dinlemekten kaçınmış anlamsız bir şekilde davayıusulden reddederek hakkın sürüncemede kalmasına ve yargının yükünün artmasına sebep olduğu,
Yerel mahkeme davayı usulden reddederken kısa kararda karşı tarafa 2725 TL vekalet ücretine hükmettiği,gerekçeli kararında bu rakamı 300,00 TL ye indirdiği, gerek kısa karar ve gerekçeli karar uyumsuzluğu gerekdosyada ve uyap sisteminde olan evrakı yok sayarak davanın usulsüz açıldığı gerekçesinin anlaşılamaz birhukuksuz uygulama örneği olduğu, şeklindedir.
DELİLLER:
SGK kayıtları, işyeri kayıtları ile tüm dosya kapsamıdır.
GEREKÇE:
Dava; iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı kıdem tazminatı, ihbartazminatı ile kötü niyet tazminatının tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri açısından istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile bağlı ve sınırlı olarak dosyaüzerinde yapılan incelemede;
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" hükümlerini düzenleyen3.maddesinin ikinci fıkrasının "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin sontutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Buzorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeyesunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, davaşartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki düzenlemesine göre, dava açılmadan öncearabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup,arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucutarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içinde sunulmamış olması ise davanınusulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Somut olayda; İlk derece mahkemesi kararında, arabuluculuk tutanağının aslını sunması hususundadavacıya verilen bir haftalık süre içinde tutanak aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine kararverildiği anlaşılmakta ise de; esasen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin sontutanağın dava dilekçesine eklendiği, davanın UYAP üzerinden açıldığı, arabuluculuk faaliyetine ilişkin belgelereve son tutanağa, herkese açık ve ulaşılabilir hale getirilen UYAP sistemi üzerinden erişebilmenin mümkünbulunduğu dikkate alındığında, yargılamaya devam olunarak taraf delilleri toplanıp davanın esasının incelenmesi gerekirken, son tutanak aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi isabetli görülmemiştir.
HMK.’nun 353/1-a maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin önüne gelen uyuşmazlığa ilişkin ilk derecemahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyayı kararı veren mahkemeyegöndermesine dair duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği haller kapsamında ve yukarıda açıklananhususta ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine ilişkin aşağıdaki şekildehüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: 1- Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;
Yukarıda açıklanan gerekçe ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, İLK DERECE MAHKEMESİKARARININ KALDIRILMASINA,
2- Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3- Davacı tarafından alınan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,
4- Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasailişkin hükümde gözetilmesine,
5- Kararın tebliğ işleminin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-amaddesi uyarınca 31/05/2019 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.