İnternet sitemizde paylaşılan Yargıtay Kararları tamamen bilgilendirme amaçlı olup, kararların doğruluğu yargitay.gov.tr adresinden teyit edilmeden kullanılan kararlardan doğabilecek zararlar için ES Hukuk Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.

DAVA DİLEKÇESİ İLE TÜRK LİRASI OLARAK TALEP EDİLEN ALACAĞIN, YARGILAMA SAFHASINDA BEDEL ARTIRIM DİLEKÇESİ İLE YABANCI PARA ALACAĞINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNİN MÜMKÜN OLMAYABİLİR

28.07.2023 530

9. Hukuk Dairesi         2020/9125 E.  ,  2021/6983 K.


"İçtihat Metni"


BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 27. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 32. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davacı vekilince duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/03/2021 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalının Cidde/Suudi Arabistan'da bulunan şantiyede 01/08/2012 - 12/06/2016 tarihleri arasında 11,000 USD net maaş ile inşaat mühendisi/inşaat müdür yardımcısı olarak çalıştığını, ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğunu ileri sürerek 20,000,00 TL fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya çalışma süresi içerisinde doğan tüm haklarının eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, tanık beyanlarına göre davacının haftanın 6 günü 07:00-18:00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek 1 saat ara dinlenme süresi düşüldükten sonra günde 10 saat ve haftada 60 saat çalıştığı, buna göre davacının haftada 15 saat fazla çalışma yaptığı,dava dilekçesinde, 20.000,00 TL üzerinden fazla çalışma alacağı talep edildiği ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplamadan sonra ortaya çıkan miktar USD’ye çevrilerek ıslahta bulunulduğu, dava dilekçesi ile talep edilen miktarın dava tarihindeki USD efektif satış kuru üzerinden USD'ye çevrilmesi sonucunda ortaya çıkan 5.705,00 USD'nin, hesaplama neticesinde ortaya çıkan ve ıslah tarihi itibarıyla USD efektif satış kuru üzerinden USD'ye çevrilen miktardan düşülmesi ile bakiye miktarın hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi (818 sayılı BK'nın 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf dava dilekçesiyle davada tercih hakkını kullanmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiş, 27/03/2018 tarihli dilekçesiyle ise talebini HMK'nın 107. maddesi gereğince 79.341,00 USD olarak arttırmış böylece alacağın yabancı para üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın, dava dilekçesiyle tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek TL üzerinden hüküm kurulması gerekirken alacağın yabancı para cinsinden davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususun gözardı edilmesi hatalı bulunmuştur. Davalının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüştür.
3- Hükme esas alınan raporda bilirkişi, davacının çalışma süresi boyunca aynı ücret ile çalıştığı gerekçesiyle, USD para cinsinden alınan ücreti önce dava tarihindeki satış kuruna göre TL para cinsine çevirerek tüm hesaplama dönemini bulduğu tutar üzerinden hesaplamıştır. Ne var ki; fazla çalışma alacağının dönemsel olarak hesabı gerektiğinden bu hesaplama yöntemi hatalı olmuştur. Yapılması gereken; ya tüm dönemin USD para cinsi üzerinden hesaplanmasının ardından bulunan miktarın dava tarihindeki satış kuruna göre TL para cinsine çevrilmesi ya da USD para cinsinden alınan ücretin her hesaplama dönemi için ilgili dönemin satış kuruna göre TL para cinsine çevrilerek her dönem için alacak miktarının ayrı ayrı hesaplanmasıdır. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır. Davalının temyiz itirazları bu yönüyle de yerindedir.
4- Kabul şekline göre, İlk Derece Mahkemesi fazla çalışma alacağını 93.946,30 USD kabul ederek bu miktardan %30 indirim yapmış ve 65.762,41 USD olarak hüküm altına almıştır. İlk Derece Mahkemesi gerekçesi ve hüküm altına alınan alacak miktarı dikkate alındığında; mahkemenin sehven dava dilekçesinde talep edilen tutarı hiç dikkate almadan sadece talep arttırım dilekçesinde arttırılan miktara göre hüküm kurduğu anlaşılmıştır. Bu husus hatalı olduğundan davacının temyizi de yerinde bulunmuştur.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.