İnternet sitemizde paylaşılan Yargıtay Kararları tamamen bilgilendirme amaçlı olup, kararların doğruluğu yargitay.gov.tr adresinden teyit edilmeden kullanılan kararlardan doğabilecek zararlar için ES Hukuk Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.

EŞİNİ ANNESİYLE BİRLİKTE OTURMAYA ZORLAYAN EŞİN BOŞANMA DAVASINDA KUSURLU OLABİLİR.

25.10.2023 702

2. Hukuk Dairesi 2022/9975 E. , 2023/487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk DereceMahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesincebaşvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyizşartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulünekarar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgelerincelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; tarafların 07.12.2018 tarihinde evlenmelerine rağmendüğün yapmadığını ve aile konutu açmadığını, müvekkilinin ihtiyaçlarını karşılamadığını, ilgisizdavrandığını, kayın validesinin her işe karıştığını, müvekkilini oğluna yakıştıramadığını, aşağıladığını,kendisi ile birlikte oturmasını istediğini müvekkilinin kabul etmediğini, ayrı bir ev açılmayarak ekonomikşiddet uygulandığını beyanla, evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkililehine aylık 1.500,00 TL tedbir, yoksulluk nafakasına, nafakanın her yıl ÜFE-TÜFE oranında artırılmasına,müvekkili lehine 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve davaetmiştir.
2.Davacı-karşı davalı vekili cevaba ve karşı davaya cevap dilekçelerinde; davalının iddialarının gerçeğiyansıtmadığını, düğün yapmaya ve aile birliğini kurmamaya çalıştığını, annesi ile birlikte oturmayazorladığını, davalının psikolojik ve cinsel şiddetine maruz kaldığını, davalının ailesinin müvekkilinin onur veşerefini kırıcı söz ve davranışlarda bulunduğunu, müvekkilinin kullandığı babası adına olan telefon hattınıdeğiştirip kendi adına hat aldığında ise hem mesajla hemde arayarak bilgi verdiğini beyanla karşı davanınreddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı-karşı davacı vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde;tarafların evlendikleri tarihtemüvekkilinin ...'de uzman erbaş olarak çalıştığını, lojman çıkmayan personelin ...'de ailesine ev açmasınınyasak olduğunu, Maraş'ta ayrı bir ev açmaları için teklif edilen hiçbir evi karşı davalının kabul etmediğini vekendi ailesi ile kaldığını, müvekkilinin annesinin elinden gelen bütün yardımları yapmasına rağmen karşıdavalı tarafından beğenilmediğini, müvekkiline karşı "ev işini bile halledemiyorsun adam değilsin" "nasılerkeksin" şeklinde onur kırıcı sözler söylediğini, telefonunu değiştirmesine rağmen bilgi vermediğini,müvekkilin annesi sorduğunda ise "ne eşliğini ne adamlığını gördüm, istediğimi yaparım" diyerek telefonuyüzüne kapattığını, müvekkilin 03.09.2019 tarihinde lojman çıkması üzerine karşı davalıyı aradığında isekarşı davalının " e devletine bak boşanma davası açtım avukatımla görüş" dediğini, karşı davalınıniddialarının asılsız olduğunu ve kabul etmediklerini beyanla asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü iletarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşnamalarına, müvekkili lehine 60.000,00 TL maddi ve40.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili davaya ikinci cevap ve karşı davaya cevaba cevap dilekçesinde; karşı davalınınpsikolojik ve cinsel şiddet, ailesinin küçük görme, hakaret iddialarının gerçek dışı iftira olduğunu,telefonunu değiştirdiğinde hiçbir şekilde bilgi vermediğini, karşı davalının müvekkilinin ailesine saygısızdavrandığını ve köylüsünüz diyerek aşağıladığını, karşı davalının iddialarının asılsız ve haksız olduğunubeyanla asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-karşı davalı kadının telefonnumarasını değiştirdikten sonra eşine haber vermemesi ve eşinin annesinin bu durumu sorması üzerineeşinden bahsederek "ne kocalığını ne adamlığını gördüm" şeklinde rencide edici şekilde konuştuğu, davacı-karşı davalı kadının Whatsapp üzerinden "benden orda yok, senden burda çok" şeklinde paylaşım yapmasısonrası eşinin annesi telefonda paylaşımın sebebini sorduğunda ise "sanane, ne paylaşırsam paylaşırım" şeklinde karşılık vermesi şeklinde eylemlerde bulunmak suretiyle evlilik birliği içerisinde eşine karşı kusurluhareketlerde bulunduğu, erkeğin, kadına karşı kusurlu hareketinin varlığı davacı-karşı davalı kadıntarafından ispat edilemediği, davacı-karşı davalı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davanınreddine, davacı-karşı davalı kadın lehine aylık 500,00 TL tedbir nafakasına, davacı-karşı davalınınyoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğinceboşanmalarına, davalı-karşı davacı erkek lehine 7.000,00 TL maddî ve 5.000,00 TL manevî tazminatakarar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı kadın vekiliistinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili; delillerin tamamının toplanmadığı gibi mevcut delillerinde değerlendirilmediğini,düğün yapmaktan kaçınma, aile konutu açmama, ailesinin müvekkiline baskı yapması ve buna sessizkalınması, ailesi ile birlikte oturmaya zorlanmasına ilişkin davalı-karşı davacının kusurlarının kabulününgerektiğini, mahkeme gerekçesinde kabul edilen kusurların ise gerçekleşmediğini ve tanık beyanlarınınasılsız olduğunu, tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesinin gerekçesinin açıklanmadığını beyanla usulve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına, açtıkları davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesiniistemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-karşı davalının İlk DereceMahkemesince kabul edilen kusurlarının gerçekleştiği, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşıdavalının tam kusurlu olduğu, davalı-karşı davacının ispatlanmış bir kusurunun olmadığı, asıl davanınreddine, karşı davanın kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesikararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, delillerin değerlendirilmesinde,kanunun olaya uygulanmasında, gerekçede ve kusur belirlemesinde hata edilmediği, tarafların boşanmayaneden olan olaylardaki kusur derecelerine göre davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası ve tazminattaleplerinin reddine, davalı-karşı davacının tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne ilişkin kararın doğruolduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılıKanun) 353 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddinekarar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı kadın vekilitemyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili; tanık beyanlarının istinaf mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını,gerekçesininde açıklanmadığını, bir kısım delillerin toplanmadığını, düğün yapmaktan kaçınma, aile konutuaçmama, ailesinin müvekkiline baskı yapması ve buna sessiz kalınması, ailesi ile birlikte oturmayazorlanmasına ilişkin davalı-karşı davacının kusurlarının kabulünün gerektiğini, mahkeme gerekçesindekabul edilen kusurların ise gerçekleşmediğini ve tanık beyanlarının asılsız olduğunu, kararın usul vekanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacakderecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı,geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, asıl davanın kabulü, nafaka ve tazminat verilmesişartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesininbirinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 incimaddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yeralan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek erkeğin davasının kabulüne,kadının davasının reddine karar verilmiş ise de toplanan delillerden erkeğin de kadına bağımsız konuttemin etmeyerek kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın da davaaçmakta haklıdır. Kadının davası yönünden 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi şartları oluştuğu dikkatealınarak kadının davasının da kabulü gerekirken hatalı kusur belirlemesi ile kadının davasının reddine kararverilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin BölgeAdliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre, davalı-karşı davacı erkeğin davası yönünden de yeniden hüküm kurulmasıgerektiğinden sair temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.